THY’de pilot ve kabin memurlarının ücretlerinde yüzde 20’ye varan indirim için hesap sorulacak ilk isimler Mehmet Kadaifçiler ve Özlem Öncel olmalıydı. Çünkü ekiplerinin haklarını savunmaları gereken yer, kesinti kararının görüşüldüğü yönetim masasıydı. Ücretler o masaya konulduğunda itiraz etmesi gerekenler onlardı; çalışanlardan fedakarlık istenmeden önce kendi makamlarını ortaya koymaları gerekirdi.
Türk Hava Yolları’nda “Hedef 12” kapsamında yürütülen ücret indirimi sürecinde tartışmalar büyük ölçüde sendikalar üzerinden ilerledi. Hava-İş eleştirilerin odağına yerleşirken Hava-Sen, çalışanları istifaya ve kendi çatısı altında üyeliğe çağırdı. Ancak bu tartışmanın gölgesinde, kokpitin ve kabinin başındaki iki ismin sorumluluğu yeterince sorgulanmadı. Uçuş İşletmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Kadaifçiler ile Kabin Hizmetleri Başkanı Özlem Öncel, ekiplerinin ücretleri yönetimin gündemine geldiğinde nasıl bir tutum aldı?
İTİRAZIN YERİ YÖNETİM MASASIYDI
Kadaifçiler ve Öncel’in sorumluluğu, çalışanlara alınmış bir kararı tebliğ etmekle başlayıp bitmez. Asıl sorumlulukları, o karar henüz görüşülürken kendi ekiplerinin haklarını savunmaktı. Pilotların ve kabin memurlarının gelirleri bir tasarruf kalemi olarak masaya getirildiğinde, bunun çalışanlar üzerindeki sonuçlarını ortaya koymaları ve kesintiye karşı durmaları gerekirdi. Çalışanlardan onay istenen aşamaya gelinmeden önce verilmesi gereken mücadele buydu.
Bu nedenle sorulması gereken soru, çalışanları karara nasıl ikna ettikleri değildir. Asıl soru, kararın bu haliyle çalışanların önüne gelmesini engellemek için ne yaptıklarıdır. Hangi itirazı dile getirdiler, hangi alternatifi sundular, hangi noktada ekiplerinin gelirlerini savunmak için ağırlıklarını koydular? Kadaifçiler ve Öncel’in yönetim sorumluluğu gereği “eğer arkadaşlarımızın maaşları bu şekilde tırpanlanacaksa bizim maaşlarımızı da indirin” diyerek rest çekme cesaretinde bulunabildiler mi? Sorulması gereken, hesap vermesi gereken ilk kişiler bunlardır.
MAKAMINIZI ORTAYA KOYMAYACAKSANIZ NE ZAMAN KOYACAKSINIZ?
Bir yöneticinin kendi ekibini savunması, yalnızca başarılarını üst yönetime anlatması değildir. Çalışanların aleyhine bir karar görüşülürken o masada itiraz edebilmesi de gerekir. Ekiplerinin gelirini korumak ile yönetimin beklentisini yerine getirmek arasında bir tercih doğduğunda, yöneticiliğin ağırlığı ortaya çıkar. Makamı korumak uğruna çalışanların haklarının geri plana itilmesi kabul edilemez.
Kadaifçiler ve Öncel’den beklenen, ücret indiriminin çalışanlar açısından neden kabul edilemez olduğunu karar aşamasında ortaya koymalarıydı. İtirazlarının karşılık bulmadığı noktada ise görevde kalmayı sorgulayacak bir tutum göstermeleriydi. Çalışanlardan her ay gelirlerinin bir bölümünden vazgeçmeleri beklenirken yöneticilerin makamlarını tartışma dışında tutması savunulamaz. Fedakarlığın bedeli yalnızca kokpite ve kabine çıkarılamaz.
KOKPİT VE KABİN AÇIKLAMA BEKLİYOR
Mehmet Kadaifçiler ve Özlem Öncel’in yanıtlaması gereken mesele açıktır: Ücret indirimi yönetim içinde konuşulurken ekiplerinin yanında nasıl durdular? Çalışanların gelirlerini korumak için hangi somut adımları attılar? Bu kararın karşısında kendi görevlerini ve makamlarını ne ölçüde ortaya koydular?
Pilotların ve kabin memurlarının bu soruları doğrudan kendi yöneticilerine yöneltme hakkı vardır. Ekiplerin başarısına ortak olanlar, hak kaybı tartışmasının da hesabını vermelidir. Ücretler masaya konulduğunda çalışanların yanında durması gereken ilk isimler Kadaifçiler ve Öncel’di. Bu nedenle hesap da önce onlardan sorulmalıdır.
Airporthaber.com/Analiz
Yorumlar Tüm Yorumlar (16)