Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü eski Genel Müdür Yardımcısı Oktay Erdağı, İran–İsrail geriliminin ABD’nin de dahil olduğu yeni aşamasının küresel sivil havacılık üzerinde ciddi etkiler yarattığını belirtti. Erdağı, art arda kapanan hava sahalarının yalnızca bölgesel değil küresel ölçekte operasyonel ve ekonomik sonuçlar doğurduğunu vurguladı.
Hava Sahaları Kapanıyor, Rotalar Uzuyor
Erdağı’nın değerlendirmesine göre İran ve Irak gibi kritik hava sahalarında uygulanan kısıtlamalar, Avrupa ile Asya arasındaki en önemli uçuş koridorlarını doğrudan etkiliyor. Bu durum, uçakların kuzey veya güney yönlü alternatif rotalara yönelmesine neden oluyor.
Uzayan rotaların beraberinde getirdiği sonuçlar ise havacılık sektörü için ciddi bir yük oluşturuyor. Daha uzun uçuş süreleri yakıt tüketimini artırırken, gecikme zincirleri slot planlamasını zorlaştırıyor ve mürettebat planlamasında yeni riskler doğuruyor. Bu süreç aynı zamanda kargo taşımacılığı ve küresel tedarik zincirlerinde de aksamalara yol açabiliyor.
Binlerce Uçuş İptal Edildi
Kriz yalnızca rotaların uzamasıyla sınırlı kalmadı. Uluslararası basına yansıyan bilgilere göre, çatışmanın tırmanmasının ardından birkaç gün içinde 11 binden fazla uçuş iptal edildi ve bir milyondan fazla yolcu bu durumdan etkilendi. Bölgedeki bazı havalimanlarında operasyonlar sınırlı şekilde yeniden başlatılırken, havayollarının tahliye ve kurtarma uçuşları planladığı bildirildi.
Uluslararası Kurumlar Uyardı
Erdağı, uluslararası havacılık kuruluşlarının da devletlere önemli sorumluluklar hatırlattığını belirtti. Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO), sivil uçuşların güvenliğinin devletlerin doğrudan sorumluluğunda olduğunu vurgularken, kriz dönemlerinde hızlı bilgi paylaşımının hayati önem taşıdığını açıkladı.
Ayrıca Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı (EASA) ve Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) da çatışma bölgelerinde yanlış tanımlama, iletişim kesintileri ve ani hava sahası kapanmalarının uçuş emniyetini doğrudan etkileyebileceği uyarısında bulundu.
Türkiye İçin Stratejik Etki
Türkiye’nin jeopolitik konumu nedeniyle krizden doğrudan etkilendiğini belirten Erdağı, İstanbul’un küresel bir aktarma merkezi olması nedeniyle bağlantı uçuşlarında zincirleme etkiler yaşanabileceğini ifade etti.
Orta Doğu yönlü seferlerde yaşanan iptaller veya rota değişikliklerinin İstanbul merkezli bağlantı sistemini zorlayabileceğini dile getiren Erdağı, bu durumun havayolları için hem operasyonel hem de ekonomik baskı oluşturduğunu söyledi.
“Havacılık Küresel Bir Kamu Hizmeti”
Erdağı değerlendirmesinin sonunda, havacılığın yalnızca ticari bir faaliyet olmadığını, kriz anlarında küresel bir kamu hizmeti niteliği taşıdığını belirtti. Gökyüzünün siyasi gerilimlerden doğrudan etkilendiğini vurgulayan Erdağı, hava sahalarının kapanmasının yalnızca uçuşları değil, küresel ekonomi ve güvenlik dengelerini de etkilediğini ifade etti.
Erdağı, “Gökyüzü kapanıyorsa mesele sadece uçaklar değildir; bu durum dünyanın ne kadar güvenli olduğunun da bir göstergesidir” değerlendirmesinde bulundu.
Yorumlar