İstanbul’da 51 ülkeden 305 pilot bir araya geldi. IFALPA 80. Konferansı…
Ve ben de oradaydım.
Şunu net söyleyeyim:
Bu iş “toplantı yaptık, dağıldık” işi değil.
Bu iş, dünyanın en kritik mesleklerinden birinin kendi kendine aynaya bakmasıdır.
Pilotlar konuştu…
Emniyet konuşuldu…
Sistem konuşuldu…
Ama en çok da şu konuşuldu:
“Güven yoksa, uçuş yok.”
Pozitif emniyet kültürü dedikleri şey aslında çok basit:
Hata yapabilirsin.
Ama saklayamazsın.
Saklarsan düşersin.
Ve sahnede bir isim…
Okan Üreksoy.
Bakın…
Bazı insanlar makamıyla ağırlamaz, duruşuyla ağırlar.
Orada gördüğüm şey şuydu:
Gerçek Türk misafirperverliği…
Protokol değil, samimiyet.
Bu detay gibi görünür ama değil.
Bu işin özü.
Çünkü havacılık dediğin şey, insan işidir.
TALPA’nın o günkü duruşu…
Sadece bir dernek duruşu değildi.
Bir meslek omurgasıydı.
26 Nisan…
Fesa Evrensev’in gökyüzüne attığı ilk imzanın yıldönümü.
Bugün adına “Dünya Pilotlar Günü” diyoruz.
Ama aslında adı şudur:
Cesaret günü.
O yüzden…
Gökyüzünü sadece geçen değil, taşıyan tüm pilotların günü kutlu olsun.
Şimdi gelelim piste…
İstanbul Havalimanı’nda bir operasyon.
Uyuşturucu…
Koliler…
Personel içinden birisi…
Ve klasik refleks:
“Şirket yaptı.”
Hayır.
Şirket yapmaz.
İnsan yapar.
Bir kişinin yaptığı hatayı, binlerce insanın emeğine yazarsan…
Adalet değil, kolaycılık yapmış olursun.
Hukuk kişiseldir.
Sorumluluk da.
Kurumu değil, suçu konuş.
Çünkü aksi…
Masumları kirletir.
Lütfen artık o şirketin üstüne gitmeyin.
20 binden fazla masumun adına leke sürmeyin!
Gelelim “Bronz başarıya”…
SHGM sahnede.
ICAO’dan plaket.
Başlık hazır: “Büyük başarı.”
Ama küçük bir detay var…
Hatta detay bile değil, ana mesele:
Bu “Bronz”…
Başlangıç seviyesi.
Yani daha oyuna yeni girmişsin.
Ortada ne var?
Sıfır eğitim.
Sıfır katkı.
Ama anlatım?
Sanki altın madalya.
Şimdi soralım:
Bu başarı mı?
Yoksa iyi paketlenmiş bir PR mı?
Bakın…
Kimseyi hedef göstermek değil mesele.
Ama doğruyu da yanlış diye yutturmamak lazım.
Siz, herkesin sizi alkışlayacağını mı düşündünüz?
Aklımızla dalga mı geçiyorsunuz?
Havacılık…
Afişle değil, denetimle büyür.
Eğer ICAO denetim puanları düşüyorsa…
Eğitim sistemi içerik üretmiyorsa…
Sen bronzu parlatamazsın.
Çünkü gerçek…
Her zaman podyuma çıkar.
Arkadaki parlatıcı basınla bu iş nereye kadar yürür?
***
Gökyüzü şaka kaldırmaz.
Ne siyaseti kaldırır, ne PR’ı…
Orada sadece üç şey geçerli:
Bilgi.
Disiplin.
Dürüstlük.
Gerisi?
Basın bülteni ve satılmış kalemler…
Ve unutmayın…
Gerçekler er geç yere iner…
Gerçekler demişken merak ettiğim biri var.
Bilen varsa yazsın lütfen…
Hüseyin Keskin nerede?
Hepinize güzel bir hafta dilerim.
Serdar BAŞAĞAOĞLU
Yorumlar