28 Mart 2026, Cumartesi 11:00:33

Türkiye’de Pilot Fazlası Tartışması: “Sorun Piyasa Değil, Sistem”

Türkiye’de havacılık sektörü büyüme rakamlarıyla öne çıkarken, kokpite oturmayı bekleyen yüzlerce genç pilotun yaşadığı istihdam sorunu yeniden gündeme geldi.

Türkiye’de havacılık sektörü büyüme rakamlarıyla öne çıkarken, kokpite oturmayı bekleyen yüzlerce genç pilotun yaşadığı istihdam sorunu yeniden gündeme geldi. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) eski Genel Müdür Yardımcısı Oktay Erdağı, kaleme aldığı değerlendirmede, Türkiye’de pilotların iş bulamamasının temel nedeninin piyasa koşulları değil, sistemsel tıkanıklıklar olduğunu savundu.

Erdağı, dışarıdan bakıldığında büyüyen havacılık sektörünün arka planında, yüksek maliyetlerle eğitim almasına rağmen iş bulamayan genç pilotların bulunduğuna dikkat çekti.

“Yurt Dışı da Çıkış Kapısı Değil”

Türkiye’nin Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı (EASA) ile tam entegrasyonunun bulunmamasının, Türk pilotların uluslararası hareket kabiliyetini sınırladığını belirten Erdağı, lisans dönüşüm süreçlerinin yüksek maliyet ve ek eğitim gereklilikleri nedeniyle ciddi bir engel oluşturduğunu ifade etti.

Bu durumun, Türkiye’de iş bulamayan pilotlar için yurt dışını da sınırlı bir alternatif haline getirdiği kaydedildi. Erdağı, dünyada pilot açığı konuşulurken Türkiye’de pilot fazlası yaşanmasının bir arz-talep sorunu değil, entegrasyon eksikliği olduğunu vurguladı.

Havayolu Politikaları Eleştirildi

Değerlendirmede, Türk Hava Yolları’nın ağırlıklı olarak kendi yetiştirdiği pilotları istihdam etme yönündeki politikası da eleştiri konusu oldu. Bu yaklaşımın, kurum içi standardizasyon açısından avantaj sağlasa da piyasada lisanslı ancak işsiz bir pilot kitlesi oluşturduğu ifade edildi.

Benzer şekilde, özel havayollarının da belirli uçuş okullarıyla iş birliği yaparak kendi pilot havuzlarını oluşturduğu, bunun ise serbest piyasa rekabetini sınırladığı ve farklı okullardan mezun pilotların sistem dışında kalmasına yol açtığı belirtildi.

“Lisans Var, İş Yok” Paradoksu

Türkiye’de birçok genç pilotun 80 ila 120 bin euro arasında değişen eğitim maliyetleriyle mezun olduğu belirtilirken, CPL/ATPL lisansına sahip olmalarına rağmen uçuş saati yetersizliği nedeniyle istihdam edilemedikleri ifade edildi.

Bu durumun, “iş bulamıyor çünkü uçuş saati yok, uçuş saati kazanamıyor çünkü iş bulamıyor” şeklinde bir kısır döngü yarattığına dikkat çekildi.

Çözüm İçin 5 Başlık Öne Çıktı

Erdağı, mevcut tıkanıklığın aşılması için bir dizi öneri de sıraladı:
• Türkiye’nin EASA ile daha güçlü entegrasyon sürecine girmesi ve lisansların karşılıklı tanınırlığının sağlanması
• Havayollarına, dışarıdan lisanslı pilot istihdamına yönelik belirli oranlarda kota uygulanması
• Yeni mezun pilotlar için devlet destekli uçuş saati kazandırma programlarının hayata geçirilmesi
• Uçuş okullarının denetlenmesi ve sektör ihtiyacına göre kontenjan planlaması yapılması
• Pilot alım süreçlerinin daha şeffaf ve merkezi bir sistem üzerinden yürütülmesi

“Sorun Gökyüzü Değil, Sistemin Kendisi”

Erdağı, Türkiye’de sorunun hava sahası ya da sektör büyüklüğü olmadığını, asıl problemin pilotların sisteme giriş yollarının daraltılması olduğunu ifade etti.

Mevcut yapının değişmemesi halinde Türkiye’nin yalnızca pilot ihraç eden değil, aynı zamanda hayal kırıklığı ihraç eden bir ülke haline gelebileceği uyarısında bulunuldu.

Değerlendirmede ayrıca geçmişte JAA üyeliği döneminde Türk pilot lisanslarının Avrupa’da daha geniş bir tanınırlığa sahip olduğu hatırlatılarak, mevcut durumun yeniden gözden geçirilmesi gerektiği vurgulandı.

Türkiye’de Pilot Fazlası Tartışması: “Sorun Piyasa Değil, Sistem”

Yorumlar

Bu haber için henüz yorum gönderilmedi.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000