27 Temmuz 2026, Pazartesi
Utku YASAVUL
Utku YASAVUL [email protected]

19 Saat Aynı Uçakta… Vallahi Daralırım!

Qantas’ın yaklaşık 19 saat sürecek kesintisiz uçuş haberini görünce aklımdan ilk geçen cümle şu oldu:

“Estağfurullah… Ben o kadar saat aynı koltukta oturamam.”

Sekiz saatlik uçuşta bile insanın bünyesi biraz istirahatgâh arıyor. Ayağa kalkayım, terminalde iki tur atayım, bir kahve içeyim, dükkânlara bakayım… Hatta hiçbir şey almasam bile dolaşayım. On dokuz saat boyunca aynı kabinde kalmak fikri bana biraz müşkül geldi.

Sonra kendi kendime güldüm.

Biz havacılık sektöründe yıllardır “Daha kısa sürede gidelim, daha az aktarma yapalım.” diye konuşuyoruz. Teknoloji bunu mümkün hâle getirince de bu kez, “Bu kadar da uzun uçulur mu?” demeye başladık.

İnsanoğlu gerçekten memnun edilmesi zor bir mahlûk.

Düşünsenize… Uçağa biniyorsunuz. Akşam yemeği geliyor. Film açıyorsunuz. Uyuyorsunuz. Uyanınca kahvaltı geliyor. Bir film daha… Sonra öğle yemeği… Perdeyi açıyorsunuz, hâlâ bulut.

Kaptan anons ediyor:
“Sayın yolcularımız, uçuşumuzun henüz yarısındayız.”

İşte orada benim bütün metanetim biter.

Ama işin şakası bir yana…

Bir zamanlar İstanbul-Londra bile büyük yolculuktu. Sonra Amerika’ya aktarmasız uçuşlar başladı. Bugün kimse bunu konuşmuyor bile. Demek ki havacılıkta “çok uzun” dediğimiz her mesafe, birkaç yıl sonra sıradanlaşıyor.

Ben yine de şimdilik aktarmadan yanayım.

İki saat terminalde dolaşmak, bir kahve içmek, insan görmek bana iyi geliyor. Fakat biliyorum ki benden sonraki kuşak belki de 19 saatlik uçuşu, bizim bugün İstanbul-Bali uçuşuna baktığımız rahatlıkla karşılayacak.

Hasılıkelâm…

Belki ben o uçağa binmem. Ama havacılığın geldiği noktaya da hakkını teslim ederim. Çünkü gökyüzü, her nesilde bize bir kez daha “Daha uzağı da mümkün.” demeyi başarıyor.

19 Saat Aynı Uçakta… Vallahi Daralırım!

Yorumlar

Bu haber için henüz yorum gönderilmedi.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000