12 Ekim 2026, Pazartesi
Çetin ÖZBEY
Çetin ÖZBEY [email protected]

BU YAŞLILIK NASIL BİR ŞEY Kİ?





Yaşlılık kaç yaşında başlar?

İnsan nüfus kâğıdındaki rakam büyüdüğü zaman mı yaşlanır, yoksa hayattan elini eteğini çektiği, merak etmeyi, öğrenmeyi ve üretmeyi bıraktığı gün mü?

Bu soruyu yıllar önce kendime sormuştum. Çalışma hayatım 68 yaşında noktalandığında, uzun yıllar boyunca alıştığım düzen de bir anda değişmişti. Sabah kalkıp gidilecek bir iş, çözülmesi gereken meseleler, alınacak kararlar, görüşülecek insanlar artık yoktu. İnsan böyle bir dönemde ister istemez kendisine şu tatsız soruyu sorabiliyor:

“İyi de ben bundan sonra ne işe yararım?”

Bunu yaşamamak için yapmanız gereken en önemli şey çalışırken, iş hayatını noktalamadan kendinize bir / iki hobi edinmekten öte değil. Emeklilikte sizi meşgul edecek bir,iki uğraşınızın olması şart.

Emekliliğin belki de en tehlikeli tarafı burada başlıyor. Çünkü insan bu soruya “Artık pek bir işe yaramam” cevabını verdiği anda, yaşlılığın kapısını kendi eliyle aralamış oluyor.

Oysa hayat bunun tersini gösteren örneklerle dolu.İşte size iki üç örnek.

Galileo Galilei, ayın hareketleri üzerinde çalışırken 70'li yaşlarındaydı. Immanuel Kant ileri yaşlarında eser vermeye devam etti. Noah Webster büyük sözlük çalışmasını 70 yaşında tamamladı. Mimar Sinan, Süleymaniye Camii'ni tamamladığında 70 yaşını geçmişti; ustalık eseri olarak kabul ettiği Selimiye Camii'ni ise çok daha ileri yaşlarında meydana getirdi. Goethe, Faust üzerindeki çalışmalarını ömrünün son yıllarına kadar sürdürdü. Roscoe Pound da ileri yaşlarında Amerikan adalet sistemi üzerine kapsamlı çalışmalar yaptı. 

Elbette hepimiz Mimar Sinan, Goethe veya Kant değiliz. Mesele de zaten onların yaptıklarını yapmak değil.

Mesele, insanın kendisine ve yaşına uygun bir uğraşı mutlaka bulabilmesi.

Çalışma hayatının önemli bir yanılgısı burada ortaya çıkıyor. Yıllarca kendimizi işimize öylesine kaptırıyoruz ki iş dışında yaşayabileceğimiz başka dünyalar olduğunu unutuyoruz. “Vaktim yok” diyerek okumayı, müziği, fotoğrafı, bahçeyi, seyahati, yazmayı veya herhangi bir hobiyi sürekli erteliyoruz. Sonra çalışma hayatı sona erdiğinde önümüzde büyük bir zaman boşluğu beliriyor.

Aslında emekliliğe hazırlanmak yalnızca para biriktirmek değildir.

İnsan biraz da ilgi alanı biriktirmelidir.

Henry Ford'a atfedilen ve benim de çok sevdiğim bir düşünce var: Öğrenmeyi bırakan insanın yaşı ne olursa olsun yaşlandığını, öğrenmeye devam edenin ise genç kaldığını söyler. Buradaki gençlik elbette bedensel bir gençlik değildir. Söz konusu olan zihnin gençliğidir. 

Clemenceau ile ilgili anlatılan küçük hikâye de aynı düşüncenin tebessüm ettiren bir başka örneğidir. Kendisine gençleşmesini sağlayacak bir uygulama önerildiğinde, bunu “ihtiyarladığı zaman” düşünebileceğini söyler.

Belki de yaşlılığın kesin bir başlangıç tarihi bulunmamasının nedeni budur.

İnsan bedenen yaş alır; bundan kaçış yoktur. Gücü azalabilir, hareketleri yavaşlayabilir,

O sırada 83 yaşındadır eskiden kolaylıkla yaptığı bazı şeyleri artık daha zor yapabilir. Bunları inkâr etmek gerçekçi olmaz.

Ama merakın yaşı yoktur.

Yeni bir şey öğrenmenin, bir kitap açmanın, birkaç satır yazmanın, eski bir dostu aramanın, yeni bir uğraşa başlamanın yaşı olmaz. İnsan yapabildiklerini saymak yerine artık yapamadıklarını saymaya başladığında hayatını da farkında olmadan daraltır.

Bugün, yıllar önce yazdığım bu konuya yeniden baktığımda düşüncem değişmedi. Hatta geçen zaman bana o düşüncenin doğruluğunu daha kuvvetli biçimde gösterdi.

İnsan yalnız çalışmayı bıraktığı için yaşlanmıyor. Asıl yaşlılık, hayata karşı merakını bıraktığı zaman başlıyor. Ben yazı yazmayı ve okumayı seçtim, Hobby edindim. Becermeğe çalışıyorum. Günde yaklaşık 3 saatimi alıyor.

Bu nedenle çalışma hayatının içindeki genç arkadaşlara küçük bir tavsiyem var: Emekliliği beklemeyin. Şimdiden işinizin dışında da kendinize ait bir dünya kurun. Okuyun, öğrenin, merak edin, bir hobi edinin. Çünkü bir gün çalışma hayatı sona erdiğinde insanı ayakta tutan yalnız geçmişte sahip olduğu unvanlar değil, hâlâ yapmak istediği şeylerin bulunmasıdır. İnsan, çalışma hayatındayken kendisine ek uğraşlar ve hobiler edinmelidir. 

Takvim kaç yaşında olduğumuzu söyler.Amaihtiyarlayıp ihtiyarlamadığımıza biraz da kendimiz karar veririz.

Şimdi birkaç arkadaşımız bu yazının ne kadar gereksiz olduğunu yorumlarında belirtecektir. Onlarda emekli olunca bunu anlayacaktır. Tabii kendilerine ““İyi de ben bundan sonra ne işe yararım? “Diye sorduktan sonra. Eski yaşanmışlarla avunmak emeklilikte insana yetmiyor.

YZ DESTEĞİ: 2.ci ve 3 görsel YZ tarafından yapılmış, yazım kuralları kontrolu için metin YZ tarafından gözden geçirilmiştir.

BU YAŞLILIK NASIL BİR ŞEY Kİ?

Yorumlar

Bu haber için henüz yorum gönderilmedi.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000