02 Kasım 2026, Pazartesi
Çetin ÖZBEY
Çetin ÖZBEY [email protected]

AVRUPA'DA PİLOTLAR YORGUN, PEKİ YA TÜRKİYE'DE?





Havacılıkta uçuş emniyeti denildiğinde aklımıza öncelikle uçakların teknik yeterliliği, bakım faaliyetleri, hava trafik kontrol hizmetleri ve uçuş operasyonlarının güvenilirliği gelir. Oysa bütün bu sistemlerin merkezinde, zaman zaman göz ardı ettiğimiz çok önemli bir unsur daha bulunmaktadır: İnsan.

Özellikle kokpitte görev yapan pilotların fiziksel ve zihinsel durumları, uçuş emniyetinin vazgeçilmez unsurlarındandır.

Avrupa Kokpit Birliği'nin (ECA) yaklaşık 7.200 kaptan ve birinci pilotun katılımıyla gerçekleştirdiği araştırma, bu açıdan üzerinde ciddiyetle durulması gereken sonuçlar ortaya koyuyor.

Araştırmaya göre pilotların yaklaşık yüzde 24'ü, yorgunluk nedeniyle uçuşa uygun olmadıklarını bildirmek yerine uçmaya devam ettiklerini ifade ediyor. Katılımcıların yüzde 16,8'i ise yorgunluk nedeniyle uçuşa devam etmek yerine hastalık izni aldıklarını belirtiyor.

Bu rakamları yalnızca istatistik olarak değerlendirmemenin gerektiği açık.

Bir pilotun yorgun olmasına rağmen görevini sürdürmesi, sadece kendisini ilgilendiren bir konu değildir. Kokpitte alınacak kararların, yüzlerce insanın hayatını etkileyebileceğini unutmamak gerekir.

YORGUNLUK HER ZAMAN GÖRÜNMEZ

Pilot yorgunluğu, dışarıdan kolaylıkla fark edilemeyen bir durumdur. Uzun görev süreleri, düzensiz çalışma saatleri, gece uçuşları, zaman dilimi değişiklikleri ve yeterli dinlenme imkânı bulunmaması, yorgunluğun oluşmasına katkıda bulunabilir.

Üstelik yorgunluk yalnızca uykusuzluk anlamına gelmez. Dikkat azalması, karar verme süreçlerinde yavaşlama, algılama güçlüğü ve beklenmedik durumlara verilen tepkilerin zayıflaması gibi sonuçları da olabilir.

Havacılıkta bazen birkaç saniyelik gecikmenin bile ne kadar önemli olabileceğini biliyoruz.

Bu nedenle pilot yorgunluğunu yalnızca çalışanların kişisel dayanıklılığına bırakmak doğru değildir. Konu, çalışma programlarının hazırlanmasından dinlenme sürelerinin belirlenmesine, yorgunluk bildirimlerinin değerlendirilmesinden kurum kültürüne kadar uzanan geniş bir sorumluluk alanıdır.

Burada özellikle üzerinde durulması gereken bir başka husus da pilotların kendilerini uçuşa uygun hissetmediklerinde bunu çekinmeden bildirebilmeleridir.

Çünkü çalışanların yorgunluklarını dile getirmekten kaçındıkları bir ortamda, risklerin zamanında belirlenmesi de güçleşebilir.

PEKİ, TÜRKİYE'DE DURUM NASIL?

Avrupa'da böylesine kapsamlı bir araştırmanın yapılmış olması, ister istemez aynı soruyu ülkemiz açısından da gündeme getiriyor.

Türkiye'de pilotların yorgunluk düzeyleri nedir? Uçuş görev süreleri ve dinlenme imkânları uygulamada ne ölçüde yeterlidir? Pilotlar yorgunluk bildiriminde bulunurken herhangi bir mesleki kaygı duyuyorlar mı?

Elbette Türkiye'de uçuş ve dinlenme sürelerini düzenleyen mevzuat bulunmaktadır. Ancak bir düzenlemenin varlığı ile uygulamadaki sonuçlarının değerlendirilmesi birbirinden farklı konulardır.

Bu noktada elimizde, Avrupa'daki araştırmayla doğrudan karşılaştırılabilecek güncel ve kapsamlı bir Türkiye araştırmasının bulunmaması önemli bir bilgi eksikliği oluşturuyor.

Bu eksiklik, ülkemizde pilotların mutlaka benzer sorunlarla karşılaştıkları anlamına gelmez. Ancak karşılaşmadıklarını söylememiz için de yeterli veri bulunmamaktadır.

İşte bu nedenle konunun bilimsel yöntemlerle araştırılmasının yararlı olacağı kanaatindeyim.

MESLEK ÖRGÜTLER VE SENDİKALAR NE DÜŞÜNÜYOR?

Ülkemizde pilotların mesleki hakları, çalışma koşulları ve uçuş emniyetiyle ilgili konularda faaliyet gösteren TALPA, HAVA-İŞ ve HAVA-SEN gibi kuruluşlar bulunmaktadır.

HAVA-Sen’in Avrupa'daki araştırmayı gündemine alarak pilot yorgunluğunun uçuş emniyeti bakımından taşıdığı öneme dikkat çekmesi, bu açıdan değerli bir adımdır.

TALPA’ nın da uçuş görev süreleriyle ilgili çalışmaları bulunduğu bilinmektedir.

Ancak asıl merak ettiğim, bu kuruluşların Türkiye'deki durumu nasıl değerlendirdikleridir.

Avrupa'da binlerce pilotun katıldığı araştırmaya benzer bir çalışmanın bir araştırmanın ülkemizde gerçekleştirilmesi düşünülmekte midir?

Bunlar yalnızca pilotların çalışma koşullarını ilgilendiren sorular değildir. Uçuş emniyetiyle doğrudan ilişkili oldukları için havayolu yolcularının da cevaplarını bilmek isteyebilecekleri sorulardır.

Unutulmamalıdır ki bir meslek kuruluşunun sorumluluğu, yalnızca üyelerinin özlük haklarını savunmakla sınırlı değildir. Mesleğin güvenilirliğini ve çalışma koşullarının emniyete etkisini kamuoyunun gündemine taşımak da önemlidir.

SÖZ SIRASI İLGİLİ KURULUŞLARDA

Bu yazıyla herhangi bir havayolu işletmesinin çalışma düzenini eleştirmeyi veya ülkemizdeki pilotların Avrupa'dakilerle aynı sorunları yaşadıklarını ileri sürmeyi amaçlamıyorum.

Amacım, Avrupa'da ortaya konulan ciddi bir araştırmanın Türkiye açısından da değerlendirilmesine katkıda bulunmaktır.

Pilotların yeterince dinlenmiş olarak görev yapabilmeleri, yalnızca onların değil, uçakta bulunan herkesin ortak yararınadır.

Bu nedenle TALPA'nın, HAVA-İŞ'in ve HAVA-SEN'in Avrupa Kokpit Birliği araştırmasını Türkiye'deki uygulamalar açısından değerlendirmelerinin, varsa ellerindeki araştırma sonuçlarını kamuoyuyla paylaşmalarının yararlı olacağını düşünüyorum. En azından Sivil Havacılık Kuruluşlarımızın yönetimleri ile.

Aynı şekilde Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün de bu konuda yürütülen denetim ve risk yönetimi çalışmalarına ilişkin kamuoyunu bilgilendirmesi, tartışmaya önemli katkı sağlayacaktır.

Avrupa pilotlarına sormuş ve cevaplarını almış. Şimdi merak edilen, Türkiye'deki pilotların ne söyleyecekleridir. Tabii ki işverenler veya vekilleri “Evet, bizde yorgunluk var diyenleri “görevden affederizdaha Türkçesi işten çıkartırız “demezlerse.

MESLEK ÖRGÜTLERİMİZİN, İLGİLİ SENDİKALARIMIZIN VEDE ÇALIŞANLARIN BU ÖNEMLİ KONUDA YAPACAKLARI AÇIKLAMALARIN VE DE BU KONUDA YAPILACAK ANKET SONUÇLARININ UÇUŞ EMNİYETİNE DUYARLI HERKES TARAFINDAN İLGİYLE KARŞILANACAĞINA İNANIYORUM.

EVET, BİZ DE YAPILACAK OLAN AÇIKLAMALARI BEKLEYELİM.

Not: Görseller YZ tarafından şekillendirilmiştir.

AVRUPA'DA PİLOTLAR YORGUN, PEKİ YA TÜRKİYE'DE?

Yorumlar

Bu haber için henüz yorum gönderilmedi.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000