16 Mart 2026, Pazartesi 10:19:32

Havacılıkta En Büyük Tehdit Kurumsal Liyakat Erozyonu

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü eski Genel Müdür Yardımcısı Oktay Erdağı, Türkiye’de havacılık sektörünün son yıllarda yalnızca ekonomik ve operasyonel risklerle değil, kurumsal yapıyı etkileyen bazı yapısal sorunlarla da karşı karşıya olduğunu belirtti.

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü eski Genel Müdür Yardımcısı Oktay Erdağı, Türkiye’de havacılık sektörünün son yıllarda yalnızca ekonomik ve operasyonel risklerle değil, kurumsal yapıyı etkileyen bazı yapısal sorunlarla da karşı karşıya olduğunu belirtti. Erdağı, özellikle nepotizm, cemaat ve tarikat bağlantıları ile siyasi yandaşlık iddialarının kurum kültürü açısından ciddi tartışmalar yarattığını ifade etti.

“Havacılık Liyakat Üzerine Kuruludur”

Havacılığın hata toleransının son derece düşük olduğu bir sektör olduğunu vurgulayan Erdağı, dünya genelinde sistemin liyakat, disiplin ve güçlü kurumsal kültür üzerine inşa edildiğini belirtti. Pilotlardan teknisyenlere, hava trafik kontrolörlerinden yöneticilere kadar tüm kadroların aynı temel ilke doğrultusunda görev yaptığını ifade eden Erdağı, bu ilkenin “ehliyet ve liyakat” olduğunu söyledi.

Erdağı’na göre havacılık sektöründe yaşanabilecek kurumsal zafiyetler, teknik sorunlardan çok daha büyük riskler doğurabiliyor.

“Liyakat Yerine Sadakat Eleştirileri Artıyor”

Erdağı, Türkiye’de bazı havacılık kurumlarında son yıllarda liyakat yerine sadakatin ön plana çıktığı yönünde eleştirilerin arttığını ifade etti. Kritik pozisyonlara yapılan atamalarda mesleki yeterlilik yerine kişisel ilişkilerin veya referansların belirleyici olduğu yönündeki iddiaların sektör içinde sıkça dile getirildiğini söyledi.

Bu durumun kurum içindeki karar alma mekanizmalarını zayıflatabileceğini belirten Erdağı, “Bir pozisyon için sorulması gereken tek soru ‘Bu işi en iyi kim yapabilir?’ olmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.

Nepotizm Kurum Kültürünü Zayıflatıyor

Erdağı, nepotizmin yani akraba ve yakın çevre kayırmacılığının yüksek güvenlik kültürü gerektiren havacılık sektörü için ciddi riskler oluşturabileceğini belirtti.

Kurum içinde akrabalık ilişkileri, siyasi bağlantılar veya referans sistemi üzerinden oluşan kadrolaşmaların zamanla kurumsal refleksleri zayıflattığını ifade eden Erdağı, böyle ortamlarda hesap verebilirlik ve performans değerlendirmesinin zorlaştığını söyledi.

“Grup Aidiyeti Kurum Sadakatinin Önüne Geçmemeli”

Erdağı, kamu kurumlarında zaman zaman gündeme gelen tarikat ve cemaat yapılanmalarına ilişkin tartışmaların da havacılık sektörünü etkileyebileceğini belirtti. Bu tür yapılanmaların kurum içindeki sadakat dengelerini değiştirebileceğine dikkat çeken Erdağı, profesyonel yönetim anlayışının zayıflamasının uzun vadede operasyonel riskleri artırabileceğini dile getirdi.

Uzman Kadroların Sistem Dışına İtilmesi Eleştirisi

Erdağı, sektörde yıllarını havacılığa vermiş deneyimli uzmanların zaman zaman sistem dışına itildiği yönündeki eleştirilerin de dikkat çekici olduğunu ifade etti. Uluslararası deneyime sahip bazı uzmanların görevlerinden uzaklaştırıldığı veya etkisiz pozisyonlara çekildiği yönündeki tartışmaların sektörde kaygı yarattığını söyledi.

Bu durumun yalnızca bireysel kariyerleri değil, aynı zamanda kurumsal hafızayı da olumsuz etkileyebileceğini belirtti.

“Havacılık Bir Sadakat Sistemi Değil”

Erdağı, dünya havacılık tarihinde yaşanan birçok kazanın yalnızca teknik arızalardan değil, kurumsal yönetim hatalarından kaynaklandığını hatırlattı. Yetersiz eğitim, zayıf denetim ve hatalı karar zincirlerinin çoğu zaman kurumsal kültürdeki bozulmanın sonucu olduğunu ifade etti.

Havacılık sisteminin sağlıklı işlemesi için kurumların referans sisteminin yeniden liyakat üzerine kurulması gerektiğini belirten Erdağı, Türkiye’nin güçlü bir havacılık potansiyeline sahip olduğunu söyledi.

“Gökyüzünün Tek Referansı Liyakat”

Türkiye’de nitelikli pilotlar, mühendisler, teknisyenler ve akademisyenlerin bulunduğunu ifade eden Erdağı, bu potansiyelin ancak güçlü bir kurumsal yapı ile ortaya çıkabileceğini belirtti.

Erdağı, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:

“Havacılıkta gerçek güvenlik, ancak liyakat ve yetkinliğin temel referans olduğu bir sistemle mümkündür. Gökyüzü kimsenin akrabasını, cemaatini ya da siyasi bağlantısını tanımaz; yalnızca ehliyeti ve yetkinliği tanır.”

Havacılıkta En Büyük Tehdit Kurumsal Liyakat Erozyonu

Yorumlar

Bu haber için henüz yorum gönderilmedi.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000