19 Ağustos 2026, Çarşamba 10:02:55

Oktay Erdağı KDM-ERP/CTM’yi Gündeme Taşıdı: Taşeron ve Para Trafiği İddiaları

SHGM eski Genel Müdür Yardımcısı Oktay Erdağı, KDM-ERP/CTM yapılanmasına ilişkin yeni yazısında; taşeron personel, yüklenici şirketler, TÜRKSAT üzerinden yürütüldüğü öne sürülen ödeme zinciri ve kamu kaynaklarının kullanımıyla ilgili dikkat çeken iddiaları gündeme taşıyor.

SHGM eski Genel Müdür Yardımcısı Oktay Erdağı, KDM-ERP/CTM yapılanmasına ilişkin yeni yazısında; taşeron personel, yüklenici şirketler, TÜRKSAT üzerinden yürütüldüğü öne sürülen ödeme zinciri ve kamu kaynaklarının kullanımıyla ilgili dikkat çeken iddiaları gündeme taşıyor. Erdağı, sözleşme, fatura, hakediş ve ödeme kayıtlarının incelenerek sistemdeki para ve personel trafiğinin tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulması çağrısında bulundu.

İşte Erdağı'nın yazısı:

KDM-ERP/CTM’DE ŞİMDİ DE TAŞERON VE PARA TRAFİĞİ İDDİALARI: BU SİSTEMİ KİM, KİME, KAÇA YAPTIRDI?

TÜRKSAT’tan yüklenici şirketlere, oradan taşeron personele uzandığı öne sürülen ödeme zinciri artık bütün belgeleriyle açıklanmalıdır.
KDM/KDM-ORG konusunda uzun zamandır sorular soruyorum.

Başlangıçta mesele; eğitim, sınav, sertifikasyon ve lisanslandırma süreçlerinin nasıl yürütüldüğü, sistemin neden bu kadar merkezileştirildiği ve ücretlerin hangi esaslara göre belirlendiğiydi.

Ardından SOLVERA gündeme geldi.

Sonra KDM ile bağlantılı sınai mülkiyet hakkının neden SHGM adına değil, Genel Müdür Kemal Yüksek adına tescil edildiği tartışması ortaya çıktı.

Şimdi ise önüme gelen yeni bilgiler, KDM-ERP/CTM'nin yazılım ve personel yapılanmasının da ciddi biçimde incelenmesi gerektiğini gösteriyor.
Altını özellikle çiziyorum:

Aşağıda sıraladığım hususlar iddiadır. Bunların doğru olup olmadığını ortaya çıkarmanın yolu dedikodu değil; sözleşmeleri, faturaları, hakedişleri, personel kayıtlarını ve banka ödeme kayıtlarını incelemektir.

CTM EKİBİ KİMİN EKİBİ?
Tarafıma ulaşan bilgilere göre KDM-ERP içerisinde CTM olarak anılan bölümde yaklaşık 20 kişilik bir yazılım ekibinin çalıştığı ve bu ekibin başında Ömür Güneş isimli kişinin bulunduğu ileri sürülmektedir.

Daha da önemlisi, söz konusu kişinin bir taraftan yazılım alanında faaliyet gösteren bir şirketle sahiplik/yöneticilik bağlantısının bulunduğu, diğer taraftan ise taşeron personel statüsünde SHGM bünyesinde çalıştığı ve bu kapsamda personel ücreti aldığı iddia edilmektedir.
Eğer bu bilgi doğruysa cevaplanması gereken çok basit bir soru vardır:

Bir kişi aynı proje içerisinde hem şirket sahibi/yöneticisi sıfatıyla ticari ilişki içinde bulunup hem de taşeron personel olarak ücret almış mıdır?
Almışsa bunun hukuki ve idari dayanağı nedir?
Kim onay vermiştir?

Hangi tarihler arasında ve ne kadar ödeme yapılmıştır?

TÜRKSAT ÜZERİNDEN NASIL BİR ÖDEME ZİNCİRİ KURULDU?

Asıl incelenmesi gereken konulardan biri de budur.
İddiaya göre KDM-ERP/CTM kapsamında çalışan taşeron personelin hizmet bedelleri doğrudan personele ödenmemekte; TÜRKSAT üzerinden yüklenici şirketlere uzanan bir mekanizma içerisinde yürütülmektedir.
Geçmiş dönemde bu yapının içerisinde Pusula ve SOLVERA isimleri geçerken, daha sonra personelin başka bir şirkete geçirildiği ve bugün Agartha Teknoloji isminin bu yapı içerisinde yer aldığı ileri sürülmektedir.
Burada şirket isimlerinden daha önemli olan paranın izidir.
SHGM bu hizmetler için ne kadar para ödedi?
TÜRKSAT'a ne kadar ödeme yapıldı?
TÜRKSAT hangi şirkete, hangi sözleşme kapsamında ne kadar aktardı?
Aracı şirketler ne kadar pay aldı?

Ve en önemlisi:
Kamu kurumunun bir personelin hizmeti karşılığında ödediği toplam tutarın ne kadarı gerçekten o personelin cebine girdi?
Çünkü tarafıma aktarılan iddialar arasında, kurum tarafından kişi başına ödenen bedel ile çalışanın eline geçen ücret arasında yaklaşık üç kata ulaşabilen farklar bulunduğu da vardır.

Bu iddia doğruysa konu yalnızca bir yazılım veya personel meselesi olmaktan çıkar.
Ortada kamu kaynağının ne kadar etkin ve ekonomik kullanıldığı sorusu vardır.

NEDEN DOĞRUDAN İHALE YERİNE TÜRKSAT?

Açıklığa kavuşturulması gereken bir başka konu da TÜRKSAT'ın bu sistem içerisindeki rolüdür.
KDM/KDM-ERP kapsamında alınan yazılım ve personel hizmetlerinde hangi ihale ve satın alma yöntemi kullanılmıştır?
TÜRKSAT üzerinden gerçekleştirilen alımlarda hangi mevzuat hükümleri uygulanmıştır?
Kamu ihale mevzuatındaki herhangi bir istisna veya muafiyetten yararlanılmış mıdır?
Yararlanıldıysa bunun gerekçesi nedir?

TÜRKSAT yalnızca hizmet sağlayıcı mıdır, yoksa başka şirketlerden temin edilen personel ve yazılım hizmetlerinin SHGM'ye aktarılmasında aracı konumunda mıdır?

Bunların tamamı belgelendirilmelidir.
Çünkü kamu yönetiminde önemli olan yalnızca bir hizmetin alınmış olması değildir.
O hizmetin neden o yöntemle, neden o şirketten ve hangi bedelle alındığının açıklanabilmesidir.

AYNI PERSONEL, DEĞİŞEN ŞİRKETLER Mİ?

Bir başka dikkat çekici iddia ise şirketler değişmesine rağmen aynı yazılım personelinin çalışmaya devam ettiği yönündedir.
Eğer Pusula gitti, SOLVERA gitti veya rolleri değişti, yerine başka bir şirket geldi fakat aynı insanlar aynı masalarda aynı işi yapmaya devam ettiyse burada şu soru kaçınılmazdır:
SHGM gerçekte şirketten bir hizmet mi satın almaktadır, yoksa şirketler üzerinden personel mi temin etmektedir?
Bu ayrım son derece önemlidir.

2021 yılından bugüne KDM-ERP/CTM kapsamında çalışan herkesin isim listesi, hangi şirketin personeli olarak gösterildiği, hangi tarihler arasında çalıştığı ve kişi başına kamu tarafından ne kadar ödeme yapıldığı ortaya çıkarılmalıdır.

SALI GÜNÜ NEDEN KURUMA ALINMADILAR?

Tarafıma ulaşan son derece dikkat çekici bir başka bilgi ise söz konusu yaklaşık 20 kişilik ekibin geçtiğimiz salı günü kuruma alınmadığı yönündedir.
Bu bilgi de mutlaka doğrulanmalıdır.
Eğer doğruysa neden?
Sözleşme mi sona ermiştir?
Şirket mi değiştirilmiştir?

Güvenlik veya idari bir inceleme mi başlatılmıştır?
Yoksa KDM/KDM-ORG konusunda son dönemde kamuoyuna yansıyan tartışmaların ardından başka bir karar mı alınmıştır?
SHGM'nin bunu açıklaması gerekir.

SAYIŞTAY VE BAKANLIK TEFTİŞ KURULU PARANIN İZİNİ SÜRMELİDİR

Bu aşamadan sonra yapılması gereken bellidir.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Teftiş Kurulu ile Sayıştay; 2021 yılından bugüne kadar KDM, KDM-ORG, KDM-ERP ve CTM kapsamında yapılan bütün yazılım, danışmanlık ve personel harcamalarını incelemelidir.

TÜRKSAT sözleşmeleri, alt yüklenici sözleşmeleri, faturalar, hakedişler, personel listeleri ve yapılan ödemeler karşılaştırılmalıdır.
Özellikle de kamu tarafından bir kişi için ödenen toplam bedel ile o kişinin eline geçen net ücret arasındaki zincir ortaya çıkarılmalıdır.
Ömür Güneş hakkındaki şirket sahipliği/yöneticiliği ve aynı zamanda taşeron personel olarak ücret aldığı yönündeki iddialar da ticaret sicili, SGK, sözleşme ve ödeme kayıtları üzerinden araştırılmalıdır.
Burada kimseyi peşinen suçlu ilan etmiyorum.
Tam tersine, soruyorum:
Belgeleri açıklayın.

KDM gerçekten söylendiği kadar şeffaf, ölçülebilir ve hesap verebilir bir sistemse işe önce KDM'nin kendi hesabını vermesinden başlayalım.
Kim yazdı?
Kim çalıştı?
Kim hangi şirket üzerinden geldi?
Şirketler neden değişti?
TÜRKSAT'a ne kadar ödendi?
Şirketlere ne kadar aktarıldı?
Personele ne kadar ulaştı?
Ve bütün bunlara kim karar verdi?
Kamu yönetiminde şeffaflık, yalnızca vatandaşın ve sektörün yaptığı işlemleri dijital ortamda takip etmek değildir.
Gerçek şeffaflık, devletin harcadığı her kuruşun hesabını verebilmesidir.
KDM'nin ölçemediği tek şey, KDM için harcanan kamu parası olmam
alıdır.

Oktay Erdağı KDM-ERP/CTM’yi Gündeme Taşıdı: Taşeron ve Para Trafiği İddiaları

Yorumlar

Bu haber için henüz yorum gönderilmedi.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000