14 Ağustos 2026, Cuma 12:42:29

Oktay Erdağı Yazdı: “SHGM’nin Sireninin Arkasından mı Koşacaksınız?”

SHGM eski Genel Müdür Yardımcısı Oktay Erdağı, havacılık medyasının kamu otoritesinin açıklamalarını sorgulamadan aktarmasını eleştirerek dikkat çeken sorular yöneltti.
  • Ne çakmışsın öyle Oktay bey... Kaleminize sağlık
  • Savcılar göreve, çantacı kokusu alınıyor!

SHGM eski Genel Müdür Yardımcısı Oktay Erdağı, havacılık medyasının kamu otoritesinin açıklamalarını sorgulamadan aktarmasını eleştirerek dikkat çeken sorular yöneltti. Erdağı, KDM/KDM-ORG ve sınai mülkiyet tartışması üzerinden “gazetecilik, basın bültenini kopyalamak değildir” diyerek sektör medyasını araştırmaya, belge ve karşı görüş aramaya çağırıyor.

İşte Erdağı'nın yazısı:

ABD’DE AMBULANS AVUKATLARI, TÜRKİYE’DE SHGM AMBULANS HAVACILIK HABER SİTELERİ

Siren Çalınca Peşine Takılmak Habercilik Değildir

Amerika Birleşik Devletleri’nde yıllardır kullanılan oldukça çarpıcı bir deyim vardır: “Ambulance chaser.”
Bu ifade, bir kaza veya felaket sonrasında mağdurlara ulaşarak bundan kendisine iş çıkarmaya çalışan avukatları küçümseyici biçimde tanımlamak için kullanılır.

Deyimin kökeninde, adeta ambulansın peşinden hastaneye kadar gidip kazazedeye ulaşmaya çalışan avukat görüntüsü vardır. ABD’de bu tür doğrudan müşteri devşirme davranışları meslek etiği bakımından da ciddi biçimde sınırlandırılmıştır.
Türkiye’de ise bana göre havacılık medyasının bir bölümünde bunun başka bir türü ortaya çıkmıştır:

“SHGM ambulans haberciliği.”

Ambulansın yerini Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, sirenin yerini ise SHGM’nin veya Genel Müdürünün yaptığı açıklamalar almıştır.
Siren çalıyor…

Bir açıklama yayımlanıyor…
Ve bazı havacılık haber siteleri, açıklamanın doğru olup olmadığını araştırmadan, karşı görüşü sormadan, geçmişte söylenenlerle bugünkü açıklamayı karşılaştırmadan, iddianın arkasındaki belgeleri incelemeden hemen peşine takılıyor.
Açıklama birkaç dakika sonra manşette:

“SHGM açıkladı…”
“Genel Müdür duyurdu…”
“Havacılıkta büyük dönüşüm…”
“Yeni dönem başladı…”
Peki gazetecilik nerede?
Araştırma nerede?
Teyit nerede?
Karşı görüş nerede?
Kamu adına soru sormak nerede?

HABERCİLİK, BASIN BÜLTENİNİ KOPYALAMAK DEĞİLDİR

Bir kamu kurumunun yaptığı açıklamayı yayımlamak elbette haberciliktir. Ancak yalnızca kurumun gönderdiği metni alıp başlık değiştirerek yayımlamak gazeteciliğin tamamı değildir.

Hele söz konusu kurum, Türkiye’de sivil havacılığı düzenleyen, denetleyen, yetkilendiren ve gerektiğinde yaptırım uygulayan SHGM ise medya çok daha dikkatli olmak zorundadır.
Çünkü havacılık medyasının görevi SHGM'nin halkla ilişkiler biriminin uzantısı olmak değildir.
Görevi soru sormaktır.
Görevi araştırmaktır.
Görevi kamuoyunun bilmesi gerekenleri ortaya çıkarmaktır.
Ve gerektiğinde iktidara, bürokrasiye, şirketlere ve sektörün güçlü aktörlerine karşı aynı mesafeyi korumaktır.

PEKİ KDM-ORG KONUSUNDA NEDEN BU KADAR SESSİZSİNİZ?

Günlerdir son derece ciddi bir konu tartışılıyor.
Airporthaber2 ve Halk TV, SHGM tarafından kamu projesi olarak tanıtılan KDM ile bağlantılı sınai mülkiyet başvurusunun kurum adına değil, SHGM Genel Müdürü Kemal Yüksek adına yapılmış olduğunu gündeme taşıdı. Haberde ayrıca sistem geliştirilirken kamu personeli, altyapısı, verileri veya bütçesinin kullanılıp kullanılmadığı gibi soruların yanıt beklediği belirtildi.
AirportHaber2 de benim KDM/KDM-ORG konusunda gündeme getirdiğim soruları ve özellikle sınai mülkiyet tartışmasının kamu yönetimi açısından araştırılması gerektiği yönündeki görüşlerimi de haberleştirdi.
Ben de sosyal medya hesaplarım üzerinden günlerdir soruyorum:
KDM/KDM-ORG kamu projesi midir, şahsi proje midir?
Kamu projesiyse bağlantılı sınai mülkiyet hakkı neden bir kamu kurumu yerine gerçek kişi adına başvuruya konu olmuştur?
Bu başvuru için Bakanlık makamından herhangi bir olur alınmış mıdır?
SHGM Hukuk Müşavirliğinin görüşü var mıdır?
Başvuruyu hazırlayan danışmanlık kuruluşuna kim talimat vermiştir?
Bu işlem için kamu bütçesinden herhangi bir ödeme yapılmış mıdır?
KDM/KDM-ORG'un geliştirilmesinde kamu personeli, kamu altyapısı, kamu verileri ve kamu mesaisi kullanılmış mıdır?
Bunlar hakaret değildir.
Bunlar hüküm değildir.

Bunlar cevap bekleyen kamu yönetimi sorularıdır.

NEDEN MANŞETLERİNİZDE YOK?
Asıl dikkat çekici olan da budur.
SHGM bir başarı açıklaması yaptığında dakikalar içinde haber yapanlar nerede?
Genel Müdür bir toplantıya katıldığında fotoğraflarıyla haber yapanlar nerede?
KDM hakkında başarı hikâyeleri anlatıldığında bunları sorgulamadan yayımlayanlar nerede?
Şimdi önlerinde araştırılmayı hak eden son derece ciddi bir kamu yönetimi tartışması var.

Neden sessizsiniz?
Gazetecilik yalnızca size servis edilen olumlu haberleri yayımlamak mıdır?
Yoksa kamuoyunun bilme hakkı adına rahatsız edici soruları da sormak mıdır?
Bir haber sitesi SHGM'nin açıklamalarını yayımlamakta son derece hızlı, SHGM hakkında ortaya çıkan ciddi iddiaları araştırmakta ise son derece yavaşsa, okuyucunun şu soruyu sorması kaçınılmaz hale gelir:
Bu yayın kuruluşunun önceliği gazetecilik midir, kurumlarla iyi ilişkilerini korumak mıdır?

HAVACILIK MEDYASI SHGM’NİN BASIN BÜROSU DEĞİLDİR

Burada bütün havacılık basınını aynı kefeye koymuyorum.
Ancak sektör medyasının bir bölümünün kendisine çok ciddi bir özeleştiri yapması gerektiğini düşünüyorum.
SHGM güçlü bir kamu otoritesidir.
Havayollarını denetler.
Uçuş okullarını denetler.
Bakım kuruluşlarını denetler.
Lisans verir.
Yetkilendirir.
Kural koyar.
Yaptırım uygular.
Tam da bu nedenle SHGM hakkında gazetecilik yapmak, yalnızca kurumun gönderdiği açıklamaları yayımlamaktan ibaret olamaz.
Güçlü olanı sorgulamak gazeteciliğin asli görevlerinden biridir.
Havacılık haber sitesi olmak; uçak fotoğrafı yayımlamak, şirketlerin basın bültenlerini paylaşmak veya bürokratların açıklamalarını manşete taşımak değildir.
Havacılık gazeteciliği; uçuş emniyetini, kamu kaynaklarını, düzenleyici kurumları, ihaleleri, harcamaları, lisanslandırmayı, denetimi ve yöneticilerin kararlarını da araştırabilmektir.

SİREN SESİNİ DUYUNCA KOŞMAK KOLAYDIR

ABD’deki meşhur benzetmeye dönersek…
Ambulansın sirenini duyup arkasından koşmak kolaydır.
Zor olan kazanın neden meydana geldiğini araştırmaktır.
Türkiye’de de SHGM'nin her açıklamasının peşinden koşmak kolaydır.
Zor olan SHGM'ye soru sormaktır.
Zor olan belge istemektir.
Zor olan kamuoyuna açıklanmayanları araştırmaktır.
Zor olan gerektiğinde:
“Sayın Genel Müdür, burada açıklanması gereken bir durum var”
diyebilmektir.

İşte gazetecilik tam da burada başlar.
Bugün KDM/KDM-ORG ve sınai mülkiyet tartışması önümüzde önemli bir sınav olarak durmaktadır. Basına yansıyan mevcut bilgiler iddiaları tek başına kesin hükme dönüştürmez; ancak bunların araştırılmasını ve yetkililerin açık, belgeli cevap vermesini fazlasıyla gerekli kılar.
Havacılık medyası için de mesele artık son derece basittir:

SHGM'nin sireninin arkasından mı koşacaksınız, yoksa kamu adına SHGM'ye soru mu soracaksınız?
Çünkü basın bültenini herkes yayımlar.

Gazeteciyi gazeteci yapan, yayımlanması istenenleri aktarması değil; saklı kalanları araştırması ve sorulmaması istenen soruları sorabilmesidir.

Oktay Erdağı Yazdı: “SHGM’nin Sireninin Arkasından mı Koşacaksınız?”

Yorumlar

Ambülans ~ 5 saat önce
Ne çakmışsın öyle Oktay bey... Kaleminize sağlık

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Cumhuriyet ~ 6 saat önce
Savcılar göreve, çantacı kokusu alınıyor!

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000