Sivil havacılıkta son dönemde Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) tarafından yürütülen “Havacılıkta Dijital Dönüşüm” ve “Kurumsal Dönüşüm Modeli” uygulamaları, sektör içinden gelen eleştirilerin odağı olmaya devam ediyor. SHGM eski Genel Müdür Yardımcısı Oktay Erdağı, kaleme aldığı kapsamlı yazıda, dijitalleşme söylemi altında yürütülen süreci sert ifadelerle eleştirdi.
Erdağı, son aylarda özellikle eğitim ve sağlık alanlarında gece yarısı yayımlanan genelgelerle yapılan düzenlemelerin, “uluslararası uyum” söylemiyle gerekçelendirildiğini ancak bu iddiaların somut verilerle desteklenmediğini savundu. Yazıda, ICAO ve EASA vurgularının sıkça öne çıkarılmasına rağmen, bu kurumların dokümanlarında Türkiye’yi “dijitalleşmede lider” ilan eden herhangi bir nesnel değerlendirme bulunmadığına dikkat çekildi.
“Açıklama çok, veri yok”
Erdağı, SHGM tarafından servis edilen açıklamalarda ölçülebilirlik, bağımsız denetim ve şeffaflığa dair somut göstergelerin yer almadığını belirtti. “Dünya birinciliği” ve “tam uyum” iddialarının hangi ICAO ya da EASA belgesine dayandığının açıklanmadığını vurgulayan Erdağı, kamuoyundan sorgulamak yerine inanmasının beklendiğini ifade etti.
Yazıda, son dönemde bazı üniversiteler ve uçuş okulları tarafından yapılan “yetkiliyiz, eğitim veriyoruz” içerikli açıklamaların da eleştiri konusu olduğu görülüyor. Erdağı’na göre bu kurumlar zaten SHGM, MEB ve YÖK onayıyla faaliyet gösteriyor ve bugün yapılan açıklamalar bilgilendirme değil, mevcut uygulamalara dolaylı meşruiyet kazandırma çabası niteliği taşıyor.
Tartışmanın merkezinde SOLVERA var
Eleştirilerin odak noktalarından biri ise SOLVERA yazılımı. Erdağı, tartışmanın üniversiteler ya da uçuş okullarından ziyade, bu yazılım ile SHGM arasındaki ilişkinin niteliği olduğuna dikkat çekti. SOLVERA’nın bir “yardımcı dijital araç” mı yoksa fiilen yetkilendirme ve değerlendirme süreçlerinde belirleyici bir mekanizma mı olduğu sorusunun yanıtlanmadığını savundu.
Bu kapsamda, yazılımın hangi ihale modeliyle seçildiği, karar süreçlerinde yazılımın mı yoksa idarenin mi belirleyici olduğu, verilerin nasıl işlendiği ve sistemin kimin denetiminde olduğu gibi soruların kamuoyuna açık biçimde yanıtlanması gerektiği vurgulandı.
“ICAO ve EASA keyfiliği değil, öngörülebilirliği savunur”
Erdağı, ICAO ve EASA’nın temel yaklaşımının risk temelli denetim, orantılılık, şeffaflık ve paydaş katılımı olduğunu hatırlatarak, istişare yapılmadan ve etki analizi yayımlanmadan hayata geçirilen ani düzenlemelerin bu anlayışla bağdaşmadığını ifade etti. Özellikle gece yarısı genelgelerinin hangi risk analizine dayandığının açıklanmamasını eleştirdi.
“Sorular cevapsız, güven zedeleniyor”
Yazının sonuç bölümünde Erdağı, mevcut tabloyu “açıklama çok, güven yok” sözleriyle özetledi. SOLVERA’nın kimin denetiminde olduğu, hangi objektif ölçütlerle karar ürettiği ve bu kararların sorumluluğunun kim tarafından üstlenildiği sorularının yanıtsız kaldığını belirten Erdağı, bu durumun reformdan ziyade kurumsal bir savunma refleksi olarak algılandığını savundu.
Erdağı’na göre, SHGM’nin uluslararası standartların adını tekrar etmek yerine, bu sorularla yüzleşmesi ve süreci şeffaf biçimde ortaya koyması gerekiyor. Aksi halde yayımlanan her genelge ve yapılan her açıklamanın kamuoyundaki kuşkuları daha da artıracağı değerlendirmesi yapılıyor.
Yorumlar