28 Eylül 2026, Pazartesi
Ali KIDIK
Ali KIDIK [email protected]

THY ÇALIŞANI İKİ ATEŞ ARASINDA

THY, “Hedef 12” kapsamında pilot ve kabin çalışanlarının gelirlerinde yüzde 20’ye varan düşüş öngören düzenleme için dijital ortamda onay istiyor.  Sebebi yetkili sendikanın önerilen uygulamayı kabul etmemesi.

Çalışanlara 29 Eylül saat 23.59’a kadar süre tanınırken uygulamanın 1 Ocak 2027’de başlaması planlanıyor. Henüz yeni yılın ücret bordrosunu görmeyen çalışanlardan, gelirlerini etkileyecek bir değişiklik hakkında bugünden karar vermeleri bekleniyor.

Böylesine önemli bir karar için tanınan süre neden bu kadar kısa? Bir pilotun ya da kabin çalışanının önüne çıkan “onayla” ve “reddet” seçenekleri, yalnızca ekrandaki iki düğmeden ibaret değil. İnsanlar aile bütçelerini, borçlarını ve gelecek yıl elde edecekleri geliri hesaplamaya çalışıyor. İşte tam da burada sıkıntı başlıyor ve bu sıkıntı aslında uçuş emniyetini tehlikeye atıyor.

Üstelik çalışanlardan gelen anlatımlar, meselenin dijital onay ekranıyla sınırlı kalmadığını gösteriyor. İddiaya göre düzenlemeyi onaylamayan bazı çalışanlar İnsan Kaynakları’na çağrılarak iş sözleşmelerinin feshedilebileceği yönünde sözlü uyarılarla karşılaşıyor. İlk aşamada reddedenlere onay talebinin yeniden gönderileceği ve bu kez kabul etmelerinin istendiği de öne sürülüyor. Etmeyenler için yolun sonunda işsiz kalacakları üfleniyor. Bu iddialar doğruysa THY yönetimi, çalışanlarının huzurlu bir iş ortamında çalıştıklarını savunamaz. Şirketin bu görüşmelerde ne söylendiğini ve ret yanıtı veren çalışanlara nasıl bir işlem uygulanacağını açıklaması gerekiyor. Zira kapalı kapılar ardında çalışanlarla ilgili verilen kararları alanların ne kadar maaş aldıklarını biliyoruz.

Dolayısıyla, masa başında oturup çayını, kahvesini içip çalışanlarla ilgili karar alanlar kendi maaşlarından tasarrufa gitsinler. Keza bir yandan tasarruf diyorsunuz diğer yandan 300 milyon sterlin sponsor oluyorsunuz. Bu tezatlık değil mi?

Tam da bu ortamda HAVA-SEN’in peş peşe yaptığı açıklamalar dikkat çekiyor. Ama ayağı yere basan eleştiriler değil durumdan vazife çıkartacak açıklamalar. Hava-İş’i eleştirmek elbette her sendikanın hakkıdır; yetkili sendikanın bu süreçte ne yaptığı da sorgulanmalıdır. Ancak çalışanların geçim kaygısı yaşadığı günlerde eleştirinin üyelik çağrısıyla birlikte yürütülmesi başka soruları beraberinde getiriyor. Edindiğim bilgilere göre çalışanlara gönderilen sesli mesajlar, Hava-İş’ten ayrılıp HAVA-SEN’e katılmaları, yılbaşına kadar yeterli üyeye ulaşılırsa yetki için Bakanlığa başvurulacağı, yetki alır almaz bu durumları ek protokollerle düzenleteceklerinin sözü veriliyor.

Sendika değiştirmek çalışanların hakkıdır. HAVASEN’in yetki alması halinde, “Yılbaşından önce THY’nin karşısına çıkarız” denilerek garanti edilebilecek bir sonuç değildir. Üyelik koşulları, Bakanlığın yetki tespiti, olası itirazlar ve mahkeme süreçlerini hesaba katmayan HAVASEN’ciler bol keseden sallamayı iyi beceriyorlar. “Olmazsa geri dönersiniz” sözü de bu süreçte kaybedilebilecek zamanı, üyelik tercihlerinin sonuçlarını ve çalışanların bugünkü sorununa nasıl çözüm bulunacağını açıklamıyor. Dolayısıyla burada önem arz eden durum çalışanların üzerinde tepinme yerine çözüm odaklı öneriler daha elzemdir.

HAVA-SEN yöneticilerine ve hukukçularına açıkça soruyorum: Bugün Hava-İş’ten ayrılan bir çalışana, 29 Eylül’e kadar önündeki onay bildirimi hakkında hangi somut çözümü sunuyorsunuz? Yılbaşına kadar yetki alınacağını hangi verilere dayanarak söylüyorsunuz? Açılacağını belirttiğiniz davaların konusu, tarafları ve hedefi nedir? Dava açmak mümkündür; sonucu peşinen kazanılmış gibi anlatmak ise çalışanı bilgilendirmek değildir. Hukukçuların görevi, umut veren sonucun yanında sürenin, koşulların ve risklerin de anlaşılmasını sağlamaktır.

Ortada çalışan açısından ağır bir tablo var. Onay veren kişi gelir kaybı ihtimaliyle, reddeden kişi ise kendisine aktarılan fesih uyarılarının yarattığı kaygıyla karşı karşıya. THY yönetimi çalışanlardan açık bir tercih bekliyorsa önce baskı iddialarına yanıt vermeli ve düzenlemenin parasal etkisini ortaya koymalı.

Bu süreçte hiç kimsenin çalışanlara kolay zafer vaat etme hakkı yok. Çünkü yanlış bir hesabın bedelini yönetim kurulu odasındakiler ya da açıklama yapanlar değil, maaşı ve işi söz konusu olan çalışanlar ödeyecek.

THY ÇALIŞANI İKİ ATEŞ ARASINDA

Yorumlar

Aklama ~ 1 saat önce
Bu yorum eleştiri sınırlarını aştığı için sansürlenmiştir.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Tgs bag cef ~ 1 saat önce
Biz tgs olarak hazırız . Hangi görev verilirse buradayız . Cemaatci , partici diyorlar ama düzen böyle ne yapalım . Kim ne derse desin . Düzen devam eder gider . Yönetici olduysak şirketimiz için elimizden geleni yaparız . Henüz ölmedik , kimse de öldüremez . Ruzgara göre şekil alıp devam ediyoruz her zaman . Siz konuşun biz devam kee Saygılar yuccel

Yanıtla

Kalan karakter 1000
cabin chief ~ 60 dk. önce
sürekli makarnayla beslenmenin zararları

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000