"Bir gün, hiçbir şey üretmeyenlerden izin almadan bir şey yaratamayacağını fark ettiğinde; para akışının mal veya hizmet üretenlere değil, sadece ayrıcalıklarını kullananlara yöneldiğini gördüğünde; birçok kişinin çalışarak değil, yolsuzluk ve etkilerle zenginleştiğini anladığında; yasaların seni onlardan korumak yerine, onları senden koruduğunu fark ettiğinde; yolsuzluğun ödüllendirildiğini ve dürüstlüğün bir fedakarlık haline geldiğini keşfettiğinde, işte o zaman, toplumunun mahkum olduğunu tereddütsüz bir şekilde söyleyebilirsin."
Alissa Zinovievna: 2 Şubat 1905’te, Saint Petersburg’da, Rus asıllı filozof ve yazar Alissa Zinovievna doğdu. Edebiyat dünyasında Ayn Rand adıyla tanınan bu isim, şu sözleriyle dikkat çekti;
Ayn Rand felsefesi, Rand'ın geliştirdiği ve kendisinin Objektivizm (Objectivism) adını verdiği felsefi sistemdir. Temel olarak aklı, bireysel özgürlüğü ve rasyonel kişisel çıkarı merkeze alır.
Ayn Rand, görüşlerini özellikle The Fountainhead ve Atlas Shrugged adlı eserlerinde işlemiştir.
Objektivizmin temel ilkeleri
1. Gerçeklik nesneldir
Rand'a göre gerçeklik insan düşüncesinden bağımsız olarak vardır. Bir şeyin doğru olup olmadığı duygularla değil, gerçeklerle belirlenir.
2. Bilginin kaynağı akıldır
İnsanlar dünyayı anlamak için akıllarını ve mantığı kullanmalıdır. İnanç, vahiy veya duygular bilgi için güvenilir kaynaklar değildir.
3. Rasyonel kişisel çıkar ahlakidir
Rand, insanların kendi yaşamlarını ve mutluluklarını en yüksek değer olarak görmeleri gerektiğini savunur. Ancak bu, başkalarını sömürmek anlamına gelmez; uzun vadeli ve akılcı çıkarların peşinden gitmeyi ifade eder.
4. Bireysel haklar esastır
Her insanın yaşam, özgürlük, mülkiyet ve mutluluğunu arama hakkı vardır. Devletin temel görevi bu hakları korumaktır.
5. Serbest piyasa kapitalizmi
Rand, tamamen gönüllü alışverişe dayalı laissez-faire kapitalizmin en ahlaki ve en verimli ekonomik sistem olduğunu savunmuştur. Devletin ekonomiye müdahalesine büyük ölçüde karşı çıkmıştır.
Sıkça tartışılan yönleri
Objektivizm hem desteklenmiş hem de eleştirilmiştir. Destekleyenler, bireysel özgürlük, girişimcilik ve kişisel sorumluluk vurgusunu değerli bulurlar. Eleştirenler ise insanların toplumsal dayanışma ve karşılıklı bağımlılık ihtiyacını yeterince dikkate almadığını, empati ve fedakârlığa yeterince değer vermediğini, aşırı bireyci olduğunu savunurlar.
Ayn Rand'ın felsefesi şu fikir etrafında özetlenebilir: İnsan, aklını kullanarak kendi hayatını ve mutluluğunu amaç edinmeli; başkalarının haklarını ihlal etmeden özgürce yaşamalıdır.
Bu nedenle Objektivizm, modern siyasi düşüncede özellikle bireycilik, özgürlükçülük ve kapitalizm tartışmalarında etkili olmuş, ancak akademik felsefe çevrelerinde oldukça tartışmalı bir konumda kalmıştır.
Bizde ise akademik çevreler dahil felsefe, yaşam kargaşası içerisinde kaybolmaya yüz tutmuştur. Geçim derdinde olan birine felsefeden bahsedemezsin. Hele hele kendini geliştirmenin bir kolu da felsefeden geçiyorken.
Günümüzde Ayn Rand felsefesi çok tehlikeli bir felsefe olarak görülür. Ne demek aklını kullanarak kendi hayatını ve mutluluğu amaç edinmek? Bunun tehlikeli yanı soru sormaktır.
Felsefe Nedir? Her filozofun bu soruya farklı bir yanıtı var.
"Felsefe, neleri bilmediğini bilmektir." — Socrates
"Doğruyu bulma yolunda, düşünsel (idealist) bir çalışmadır." — Platon
"Felsefe yapmak ölmeyi öğrenmektir." — Karl Jaspers
"İlkeler ya da ilk nedenler bilimidir felsefe." — Aristoteles
"Mutlu bir yaşam sağlamak için, tutarlı eylemsel bir sistemdir." — Epikuros
"Felsefe bir bilimdir ve felsefeyi kesin bir bilim yapmak için geometrik yöntemi metafiziğe uygulamak gerekir. " — Descartes
"İnanılanı anlamaya çalışmaktır." — Anselmus
"Felsefe yapmak doğru düşünmektir." — Thomas Hobbes
"İnanılanın inanılmaya değer olup olmadığını araştırmaktır." — Pierre Abélard
"Deney ve gözleme dayanan bilimsel veriler üzerinde düşünmektir." — Francis Bacon
"Felsefe, genelleştirilmiş bir matematiktir." — Baruch Spinoza
"İnsan zihninin mahiyetini incelemektir." — David Hume
"Felsefe, öğrenilemez, sadece felsefe yapmak öğrenilebilir." — Immanuel Kant
"Eleştiridir." — Tommaso Campanella
"Düşünüyorum, öyleyse varım." — Descartes
İnsan, bilim, düşünmek gibi tehlikeli sorular hep bu felsefe denen Felsefenin, en genel anlamıyla varlık, bilgi, gerçeklik, değerler, ahlak ve düşünme üzerine sistemli ve eleştirel sorgulama faaliyetidir.
Sözcüğün kökeni olarak Philo = sevgi, Sophia = bilgelik, bu nedenle felsefe, "bilgelik sevgisi" anlamına gelmektedir. Bilgelik ise kötü bir şeydir. Bizde sıkça kullanılan “Bilgiçlik yapma” azarlaması, ilk adımdır. Karşındakinden fazla okur, gezer, gözlemler ve bilirsen hemen “ukala” damgası yersin.
Devlet, toplum içerisindeki cahillerin ve aptalların, toplumun geri kalanına zarar vermeyecek düzeyde eğitiminden sorumludur. “Abi adamlar sıraya giriyorlar, kimse kimsenin hakkını yemiyor, yaya geçidinde duruyorlar”.
Bir zamanlar bilginin yokluğu olarak ele alınan cehalet, günümüzde kendi başına oldukça etkili ve geniş bir yelpazedeki bilim adamları, sosyal hayat ve politik sorunlar üzerine artan bir ilgiyle hükmediyor.
- Hiç bitmeyecek mi senin bu okuman?
- Bitmeyecek.
- Hiç mi?
- Hiç.
- Niyetin kâtip olmak mı yani?
- Hayır.
- Ya?
- İnsan olmak... Orhan Kemal
Hükümetler verimli teknisyenler ister, eğitimli insanlar değil ! Çünkü insanlar, hükümetler, örgütlü dinler ve çıkarlar için tehlikeli hale gelebilirler. Hükümetler ve dini kuruluşlar hep eğitimi kontrol etmeye çalışırlar.
Ülkemizde belirli bir yeri olmayan felsefe, son zamanlarda TV’lere çıkmasına müsaade edilen aydınlar tarafından yeniden gündeme getirilmiş olsa da ulusal televizyonlarda böyle bir konu pek fazla yer almaz. Okumak, eğitim açısından bir zorunluluk ise de yazılı bir şeyler okumak, araştırmak ve üzerine düşünmek desteklenmez. Zaten “düşünmek” kabul görmez.
“Düşünen kafalara zararlı fikirler üşüşür.” Bu söz Nevzat Tandoğan ile ilişkilendirilir. Sadece düşün ve düşünmek mi? İslam tarihinde felsefe ile din birlikte ele alınmış, özellikle Farabi, İbn Sina, İbn Rüşd gibi düşünürler akıl–vahiy ilişkisini tartışmıştır. Bu tür tartışmalar sadece tartışılan yer ve kültür çevresinde kalmış, halka yansıması olmamıştır.
Şimdilerde ise bilgiden hep korkmuş ve yararlanmak için çaba harcamak gerektiğini görmüş olduğumuzdan, yararsız ve çabasız elde edeceğimiz mazeretleri tercih etmişizdir. Biliriz ki bilgi, beraberinde sorumluluk getirir ve gereği sizden beklenir.!
Sokrates, "cehalet mutluluktur", onun öğrencisi olan Eflatun da "mutluluk bilgi ile kazanılır" der.! Bu sözleri “Bilen mutlu, bilmeyen de” olarak algılayabilirsiniz, ama;
“Hiç bilenlerle bilmeyenler eşit olur mu?
Ancak gönül ve akıl sahipleri düşünüp ibret alır.” (Zümer 9).
Kalın sağlıcakla…
Yorumlar