02 Mart 2026, Pazartesi
Ali KIDIK
Ali KIDIK [email protected]
  • Ali Bey bunca paylaşım yapıyosunuz bazı konuların üstüne çok fazla gidiyosunuz tebrik ederim öncelikle ben o paranın yatacağından adım gibi eminim
  • Güven bir kez kırılırsa zor toparlanır
  • Ali bey daha önce hiç sorulmayan ama cevap beklediğim bir konu neden masaya yatırılmıyor bir sorar mısınız. NEDEN YILLIK İZİN OLAN AYLARDAN OVERTIME LİMİTİNE KADAR UÖURULUYOR VE YILLIK İZİN OLAN AYDA NEDEN HAKEDİŞ BOŞLARIN SAYISI DÜŞÜYOR. aynı durum sağlık sebebi ile rapor alındığında da geçerli hakediş boş günlerden alınıyor yani kısacası yıllık izin kullanımı ve rapor alındığında ceza kesiliyor adeta.
  • 1.bayram çikolatasını almayın. 2.hangarlarda bayramlaşmaya gitmeyin. 3.tkfast e gitmeyin. protesto edin.
  • Zam farkları 17 marta kadar ödenecekmiş bayram ikramiyesi niyetine insanlar kendi emeklerinin hakkını alacak sanırım ölümü gösterip sıtmaya razı olduk :)
  • Kira artışı %34 THY zam %14 hayırlı olsun
  • Prim iptal deniliyor. Bugün son toplantı olacakmış. Bu tarz haberler de cesaretlendirici oldu tebrikler.
  • Yazarsınız yazarsınız yazarsınız hepiniz adınız yerine zıttırı vıttırı rumuz kullanırsınız. Kardeşim memnun değilmisin, çözümü çok basit gidiyorsun ik'ya basıyorsun istifanı gidip başka yerde çalışıyorsun. Burası ağlama duvarı değil. Tk ile kendinizi kıyaslıyorsunuz-kıyaslıyor bizim memurlar. Yetkinliğiniz var mı hee girin o zaman transfer sınavlarına geçin tk'ya. Bim de A101 de bile çalışamayacak vasıftakiler iş bulmuş bir bitmedi ağlayıp cırlamanız
  • Ali Bey her kriz aslında bir fırsattır .Ben prim verilecek verilmeyecek bilmem ama verilmeyecekse buna bu savaş ortamı bahane edilemez.Çünkü şuan Emirates, Katar, ve diğer Ortadoğu hava yollarının taşıyamadığı yolcuları biz taşıyoruz.Amerika ve Uzak Doğu,Avrupa ve Uzak Doğu en uygun transfer noktası zaten İstanbuldu şimdi güvenli ve zorunlu oldu.Buda Şirketimizin bu krizden güçlenerek kazanarak çıkacağı anlamına gelir.Yani bunu bahane edemezler ha vermezler vermek istemezler orası başka vesselam
  • Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde… Uzak diyarlardan birinde büyükçe bir çiftlik varmış. Bu çiftlikte yüzlerce inek yaşar, sabah akşam süt verirmiş. Çiftliğin bir de sahibi varmış. Sahibi pek çiftliğe gelmez ama uzaktan sürekli talimat gönderirmiş. “İneklerden daha çok süt alın!” dermiş. “Daha verimli olsunlar!” dermiş. “Daha iyi görünsünler!” dermiş. Çiftliği yöneten bir işletmeci varmış. O da sahibinin sözünü emir bilirmiş. Ne denirse aynen yapmaya çalışırmış. Ama işlerin nasıl daha iyi olacağını pek düşünmez, sadece “talimat geldi mi, uygulansın” diye bakarmış. Bir de çiftlikte bir baytar varmış. Baytar da işletmeciye yaranmak istermiş. Sürekli çalışkan görünmeye gayret edermiş. Bir gün baytar demiş ki: “İneklerin verimini artırmak için onları ölçelim, tartalım.” Hemen bir ekip kurmuşlar. İneklerin boyunu ölçmüşler. Kilosunu tartmışlar. Tüylerini incelemişler. Tırnaklarını kontrol etmişler. Sonra baytar demiş ki: “En iyi inekler nasıl olur, onları anlatalım.” İnekleri toplamış, kahraman ineklerin masallarını anlatmış. “Bir zamanlar öyle bir inek varmış ki, günde on kova süt verirmiş…” “Bir başka inek varmış ki, rüzgâr gibi koşar, altın gibi süt verirmiş…” İnekler dinlemiş, möö diye başlarını sallamışlar. Ama baytar bununla da yetinmemiş. “İneklerin mölemesi de önemli!” demiş. Mölemelerini bile sınava sokmuşlar. Sabah erken kalk, ölçül. Öğlen tartıl. Akşam muayene ol. Arada masal dinle. Günler geçmiş. Ama garip bir şey olmuş… İneklerin sütü azalmaya başlamış. Bazılarının tüyleri dökülmüş. Bazıları halsizleşmiş. Çiftliğin sahibi bu durumu duyunca çok kızmış. İşletmeciyi çağırmış. “Ne oldu bizim ineklere?” diye sormuş. İşletmeci başını eğmiş: “Efendim, siz ne dedinizse aynısını yaptım.” Sahibi bu sefer baytarı çağırmış. “Peki sen ne yaptın?” demiş. Baytar da gururla anlatmış: “Efendim ölçtük, tarttık, kontrol ettik. Hatta mölemelerini bile sınava soktuk.” Sahibi kaşlarını çatmış. Sonra yavaşça sormuş: “Peki… hiç ineklere sordunuz mu?” Baytar ile işletmeci birbirine bakmış. Baytar omuz silkip demiş ki: “Efendim… siz hiç sormadınız ki.” O gün çiftlikte herkes bir süre sessiz kalmış. Ama o günden sonra çiftlikte şöyle bir söz dolaşmaya başlamış: “Bazen en çok konuşulan yerde, en az dinlenenler asıl işi yapanlardır.”

PRİM, TEMETTÜ RAFA KALKABİLİR. BAHANE HAZIR!

Ortadoğu’da yükselen her gerilimde ilk kapanan şey hava sahası oluyor. Gökyüzü karar vermez, siyaset karar verir. Ama faturayı en hızlı ödeyen alanlardan biri havacılıktır. Uçuşlar iptal edilir, rotalar değişir, yüz binlerce insanın planı altüst olur.

Turizm duraksar, ticaret yavaşlar, aileler ayrı düşer. Savaşın cephede olmayan yüzü budur.

Havacılık barış zamanlarının sektörüdür. Uçaklar insanların birbirine ulaşmasını sağlar; kültürleri, ekonomileri, umutları taşır. Gökyüzü açık olduğunda ülkeler yakınlaşır. Hava sahaları kapandığında ise mesafeler sadece kilometre olarak değil, zihinsel olarak da büyür. Savaş, yalnızca sınırları değil, bağlantıları da tahrip eder.

Bugün yaşanan kriz bunun somut bir örneğini ortaya koyuyor. Türkiye’nin üç önemli havayolu; THY, Pegasus ve AJet, bölgedeki hava sahası kısıtlamalarından doğrudan etkileniyor. İptal edilen seferler sadece operasyonel bir sorun değil; her gün milyonlarca dolarlık ekonomik etkinin kesintiye uğraması anlamına geliyor. Bu tablo yalnızca şirket bilançolarını değil, turizm gelirlerini, bağlantılı ticareti ve dolaylı olarak istihdamı da etkiliyor.

Üstelik bu sadece bir günün maliyeti. Kriz uzadıkça kayıplar katlanarak büyüyor. Havacılık yüksek sabit maliyetle çalışan bir sektör. Uçak leasing ödemeleri devam eder, personel maaşları ödenir, bakım planları işler. Ancak gelir, uçuş gerçekleştiği sürece vardır. Uçak yerdeyken gider akmaya devam eder, gelir kesilir. İşte kırılganlık tam da burada başlar.

Bir uçuş iptali, sadece o koltukların geliri değildir. Uçak rotasyonu bozulur, ekip planlaması değişir, bağlantılı yolcu zinciri dağılır ve ertesi günün operasyonu da etkilenir. Savaşın ekonomik etkisi görünenden daha derindir. Çünkü havacılık küresel bir ağdır; bir düğümdeki kopuş, tüm sistemi sarsar.

Peki bu maliyet nerede hissedilir? Uzun vadede arz daralır, maliyet artar, fiyat baskısı oluşur. Dolaylı olarak bilet fiyatlarına yansıma ihtimali güçlenir. Hizmet kalitesi baskı altına girer. Turizm zinciri etkilenir. Küçük işletmeler bundan payını alır. Savaşın ekonomik dalgası sadece şirketlerde kalmaz; topluma yayılır.

Ama mesele yalnızca para değildir. Asıl mesele bağlantının kesilmesidir. Havacılık insanları yakınlaştırmak için vardır. Küresel ekonomi istikrar ister. Yatırım güven ister. Seyahat özgürlük ister. Savaş ise tam tersini üretir.

THY, Pegasus ya da AJet yazdıkları zararı zamanla telafi edebilir. Bilançolar toparlanır, operasyonlar yeniden kurulur. Ama kaybedilen istikrar ve güven kolay geri gelmez. Uçakların kalkamaması bir semboldür; asıl mesele insanların birbirine ulaşamamasıdır.

Gökyüzü kimsenin değildir ama herkesindir. Ve her kriz bize şunu hatırlatır: Havacılık barışa bağımlıdır. Barış zayıfladığında sektör kırılganlaşır. Savaşın kazananı olabilir diye düşünenler olabilir; ama kaybedeni her zaman bağlantıdır, istikrardır ve nihayetinde insandır.

Gökyüzü açık kalmalı. Çünkü savaş başladığında sadece sınırlar değil, insanlığın birbirine ulaşma imkânı da kapanır.

Bu arada üzülerek söylemem gerekirse prim, temettü rafa kalkabilir. Bahane de hazır. Savaş, uçuş iptalleri, ekonomik zarar gibi argümanları çok rahat kullanabilir Ahmet Bolat.

Bu arada bana bahsedilen iftar programı AKP İl Teşkilatı tarafından yapıldı. Ve maalesef Ahmet Bolat o iftarda ortalarda yoktu.

Hatta TİS görüşmeleri bile sarkabilir. Belki de tarihin en düşük zammını alabilir THY ve THY Teknik çalışanları.

PRİM, TEMETTÜ RAFA KALKABİLİR. BAHANE HAZIR!

Yorumlar Tüm Yorumlar (173)

Kaptan ~ 8 gün önce
Ali Bey bunca paylaşım yapıyosunuz bazı konuların üstüne çok fazla gidiyosunuz tebrik ederim öncelikle ben o paranın yatacağından adım gibi eminim

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Labor ~ 8 gün önce
Güven bir kez kırılırsa zor toparlanır

Yanıtla

Kalan karakter 1000
FO ~ 9 gün önce
Ali bey daha önce hiç sorulmayan ama cevap beklediğim bir konu neden masaya yatırılmıyor bir sorar mısınız. NEDEN YILLIK İZİN OLAN AYLARDAN OVERTIME LİMİTİNE KADAR UÖURULUYOR VE YILLIK İZİN OLAN AYDA NEDEN HAKEDİŞ BOŞLARIN SAYISI DÜŞÜYOR. aynı durum sağlık sebebi ile rapor alındığında da geçerli hakediş boş günlerden alınıyor yani kısacası yıllık izin kullanımı ve rapor alındığında ceza kesiliyor adeta.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
saw ~ 9 gün önce
1.bayram çikolatasını almayın. 2.hangarlarda bayramlaşmaya gitmeyin. 3.tkfast e gitmeyin. protesto edin.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Varol başkanım ~ 9 gün önce
Zam farkları 17 marta kadar ödenecekmiş bayram ikramiyesi niyetine insanlar kendi emeklerinin hakkını alacak sanırım ölümü gösterip sıtmaya razı olduk :)

Yanıtla

Kalan karakter 1000
System ~ 9 gün önce
Kira artışı %34 THY zam %14 hayırlı olsun

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Maalesef ~ 9 gün önce
Prim iptal deniliyor. Bugün son toplantı olacakmış. Bu tarz haberler de cesaretlendirici oldu tebrikler.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
TGS YOLCU HİZMETLERİ ~ 9 gün önce
Yazarsınız yazarsınız yazarsınız hepiniz adınız yerine zıttırı vıttırı rumuz kullanırsınız. Kardeşim memnun değilmisin, çözümü çok basit gidiyorsun ik'ya basıyorsun istifanı gidip başka yerde çalışıyorsun. Burası ağlama duvarı değil. Tk ile kendinizi kıyaslıyorsunuz-kıyaslıyor bizim memurlar. Yetkinliğiniz var mı hee girin o zaman transfer sınavlarına geçin tk'ya. Bim de A101 de bile çalışamayacak vasıftakiler iş bulmuş bir bitmedi ağlayıp cırlamanız

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Güney ~ 10 gün önce
Ali Bey her kriz aslında bir fırsattır .Ben prim verilecek verilmeyecek bilmem ama verilmeyecekse buna bu savaş ortamı bahane edilemez.Çünkü şuan Emirates, Katar, ve diğer Ortadoğu hava yollarının taşıyamadığı yolcuları biz taşıyoruz.Amerika ve Uzak Doğu,Avrupa ve Uzak Doğu en uygun transfer noktası zaten İstanbuldu şimdi güvenli ve zorunlu oldu.Buda Şirketimizin bu krizden güçlenerek kazanarak çıkacağı anlamına gelir.Yani bunu bahane edemezler ha vermezler vermek istemezler orası başka vesselam

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Masal ~ 10 gün önce
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde… Uzak diyarlardan birinde büyükçe bir çiftlik varmış. Bu çiftlikte yüzlerce inek yaşar, sabah akşam süt verirmiş. Çiftliğin bir de sahibi varmış. Sahibi pek çiftliğe gelmez ama uzaktan sürekli talimat gönderirmiş. “İneklerden daha çok süt alın!” dermiş. “Daha verimli olsunlar!” dermiş. “Daha iyi görünsünler!” dermiş. Çiftliği yöneten bir işletmeci varmış. O da sahibinin sözünü emir bilirmiş. Ne denirse aynen yapmaya çalışırmış. Ama işlerin nasıl daha iyi olacağını pek düşünmez, sadece “talimat geldi mi, uygulansın” diye bakarmış. Bir de çiftlikte bir baytar varmış. Baytar da işletmeciye yaranmak istermiş. Sürekli çalışkan görünmeye gayret edermiş. Bir gün baytar demiş ki: “İneklerin verimini artırmak için onları ölçelim, tartalım.” Hemen bir ekip kurmuşlar. İneklerin boyunu ölçmüşler. Kilosunu tartmışlar. Tüylerini incelemişler. Tırnaklarını kontrol etmişler. Sonra baytar demiş ki: “En iyi inekler nasıl olur, onları anlatalım.” İnekleri toplamış, kahraman ineklerin masallarını anlatmış. “Bir zamanlar öyle bir inek varmış ki, günde on kova süt verirmiş…” “Bir başka inek varmış ki, rüzgâr gibi koşar, altın gibi süt verirmiş…” İnekler dinlemiş, möö diye başlarını sallamışlar. Ama baytar bununla da yetinmemiş. “İneklerin mölemesi de önemli!” demiş. Mölemelerini bile sınava sokmuşlar. Sabah erken kalk, ölçül. Öğlen tartıl. Akşam muayene ol. Arada masal dinle. Günler geçmiş. Ama garip bir şey olmuş… İneklerin sütü azalmaya başlamış. Bazılarının tüyleri dökülmüş. Bazıları halsizleşmiş. Çiftliğin sahibi bu durumu duyunca çok kızmış. İşletmeciyi çağırmış. “Ne oldu bizim ineklere?” diye sormuş. İşletmeci başını eğmiş: “Efendim, siz ne dedinizse aynısını yaptım.” Sahibi bu sefer baytarı çağırmış. “Peki sen ne yaptın?” demiş. Baytar da gururla anlatmış: “Efendim ölçtük, tarttık, kontrol ettik. Hatta mölemelerini bile sınava soktuk.” Sahibi kaşlarını çatmış. Sonra yavaşça sormuş: “Peki… hiç ineklere sordunuz mu?” Baytar ile işletmeci birbirine bakmış. Baytar omuz silkip demiş ki: “Efendim… siz hiç sormadınız ki.” O gün çiftlikte herkes bir süre sessiz kalmış. Ama o günden sonra çiftlikte şöyle bir söz dolaşmaya başlamış: “Bazen en çok konuşulan yerde, en az dinlenenler asıl işi yapanlardır.”

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000