14 Nisan 2026, Salı
Servet BAŞOL
Servet BAŞOL [email protected]

ÇOK ÖNEMLİ BİR TESPİT

Neden Japonya' da ki çocuklara kahvaltıda çok yumurta yediriyorlar?

Japonya'da çocuklara 7 yaşından itibaren kahvaltı saati en az 2 yumurta yediriyorlar.

Ekmek genellikle yok, varsa da çok az.

Her akşam ise, kesinlikle sofrada, deniz ürünü yani balık kesin oluyor.

Japonya ve Güney Kore'de, ceviz ithalatı son 50 yılda %140 artmış. Çocuklara durmadan ceviz yediriyorlar. Günde en fazla, iki öğün yemek yiyorlar. Tamamen, protein odaklı bir beslenme var...

ABD'de, teknolojik üretimin merkezi "Silikon Vadisi'nin" nasıl beslendiklerini anlattılar, şok oldum.

1950'lerdeki Alman Devleti'nin gıda politikasını araştırın.

Güney Kore'de Japonya'yı örnek almaya başladı.

Bu ülkeler resmen çocuklara nasıl beslenmesi gerektiğini öğretiyor, dayatıyor.

Şeker, ekmek (Tam buğday, kepek fark etmez) odaklı beslenme, beyin hücrelerini öldürüyor, beyin gelişimini mahvediyor.Marketlerdeki karbonhidratlı paketli ürünler tamamen operasyon aracı olmuş.

ABD halkı da geri zekâlı, obezite olmuş, çünkü aynı beslenmenin esiri olmuşlar.

Sadece Beyin Göçü ile farkı kapatıyor ya da özel olarak seçtikleri bireylerin beslenmesine önem veriyorlar.

Osmanlı Devleti'nin son 200 yılı dahil olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti'nin gıda politikasını Emperyalistler dizayn ettiğinden beri, zihinsel olarak sağlam bir gençlik, maalesef yetişmiyor.

Asıl sorunun kaynağına hiç inmedik, tartışmadık. Türkiye Cumhuriyeti'nde, milli bir gıda politikası olmadan kalkınma imkansızdır. Türkiye'de protein bazlı ürünler pahalı iken karbonhidratlı ürünler neden daha ucuz? En büyük protein bazlı ürün olan kuzu etini Turkiye'de kaç kişi yiyebiliyor?

Hayvancılık neden bitirildi? Asıl milli mesele budur. Beka sorunu budur.

Matematik zekası olmayan, kod yazmasını bilmeyen gençliğin olduğu ülke yazılımda ilerleyemez.

Yapay zeka ise maalesef geliştiremez.

Anne, babalara sesleniyorum. Çocuklarınızdanşekerli ürünleri,ekmeği uzak tutun.

Bu ülkeye yazık etmeyin.

Prof. Sami Ateş

Genel olarak bu tür konularla pek ilgilenilmez. Zaten birkaç kişi bilgilendirse de önem kazanmaz çünkü okullarda beslenme saati kavramı bu tür konulardan uzaktır. Halbuki o saatlerde

1. Doğal ve işlenmemiş gıdalar

Paketli ürünlerden kaçınma, Sebze, meyve, tam tahıl ağırlıklı beslenme

2. Öğün düzeni ve açlık yönetimi

Aralıklı oruçtarzı yaklaşımlar, Gece geç saatlerde yemekten kaçınma

3. Metabolizma ve hormon dengesi

İnsülin direncine dikkat, Şeker ve rafine karbonhidratları azaltma

4. Su tüketimi ve yaşam tarzı

Günlük yeterli su, Uyku ve stres yönetiminin beslenme kadar önemli olması
hakkında eğitim verecek ve beslenmenin önemini anlatacaksın. Bunu önce devlet politikası kabul edeceksin ve ona göre eğitim vereceksin ki eğitmenler ve eğitilenler bu konuyu ciddiye alsın.

Çin bu konuda önde gelen ilk ülke oldu. Okullarda ve spor akademilerinde boyu uzun olan çocuklar erken fark ediliyor. Bu çocuklara:

- özel antrenman

- beslenme programı

- profesyonel koçluk veriliyor. Bu da potansiyellerini maksimuma çıkarıyor.

Son 30–40 yılda Çin’de beslenme ve sağlık koşulları ciddi şekilde iyileşti. Bu da ortalama boyun artmasına katkı sağladı.

Bizdeki gelişme ise NewYork’da açılan gökdelen. Hala bir lokma bir hırka politikası ile siyasetçilerin zenginliklerine kılıf bulmalarını izliyoruz. Yani hakkını yemeyelim. Benim çiftçim New York’a giderse kalacak yeri var buna sevinmeliyiz, tabii parasıyla. Yatak boyları ise standart. 180, 190 ve 200cm. Türklerde boy ortalaması erkeklerde 175–177 cm, kadınlarda ise ortalama boy yaklaşık 161–163 cm. Tüm üretim bu istatistik üzerine yapılıyor. Sade yatak boyutu değil, ayak numarasına göre üretilen ayakkabılar da öyle. Numara-Adetskalası şöyle; 39 – 5ad,40 – 10 ad, 41 – 20 ad, 42 – 30 ad, 43 – 20 ad, 44 – 10 ad, 45 – 5 ad. Bizdeki erkek ayak numara ortalaması 42 imiş.

Görüleceği üzere, beslenmemiz 1920’ler erken Cumhuriyet döneminde Erkek: ~165, Kadın: ~152 cm ikengünümüzde Erkek: ~177 cm, Kadın: ~163 cm’lere gelmiştir.Boy uzaması genetikten çok çevresel faktörlerle ilgilidir. Daha fazla protein (et, süt, yumurta), daha dengeli diyetve sağlık hizmetlerinin gelişmesi, Çocuk hastalıklarının azalması, daha iyi yaşam standartları, daha az kronik stres ve yetersiz beslenme, Kentleşme, Şehir yaşamı ilegıda, sağlık ve eğitime daha iyi erişim.

“Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur” sözü beslenmenin önemini vurgulamanın yanısıra, sağlam kafa yaratmanın şartlarından birinin de beslenme olduğunu vurgulaması.

Saldım çayıra, Mevla’m kayıra ile bu sorun haline geliyor. Çayırın bakımını yapıp gübreleyeceksin ki verim alasın. Bizim en yaygın Atasözümüz “Bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur” aslında bunu vurgular.

Emperyal ülkeler sömürmeye başladıklarında şatafatlı isimler, etki altına aldıkları siyasiler ve pazarlama metotları kullanarak ülkelere girerler ve sana bunun çok iyi bir şey olduğu konusunda bilimsel açıklamalar yaparlar. Bakırköy’de kurulan Vita-Sana fabrikasında üretilen sentetik yağları (formülden bir karbon çıkarın, Plastik elde edersiniz) 1950’li yıllarda reklam olsun diye 5’er kiloluk tenekelerde bedava dağıtmışlardı ve Tereyağından farkı yok diye pazarlamışlardı. (Bu arada Latince Sana sağlık, Vita Hayat demek!). O sıralarda biz evde halis Trabzon Tereyağı kullanıyorduk.!

Türkiye’de “yapay yağ” dediğimiz şey rafine bitkisel yağlar ile margarinler ön plana çıkar. En yaygın olan: Ayçiçek yağı, en “işlenmiş” olan margarin ve en doğal alternatif Zeytinyağı (rafine olmayan).

En sağlıksız yağlar (kaçınılması gerekenler)

1. Margarin (en riskli grup). Örnek markalar: Sana, Teremyağ, Bizim Yağ. Neden zararlı? Trans yağ içerebilir, LDL (kötü kolesterol) HDL (iyi kolesterol), Kalp hastalığı riskini ciddi artırır. Özellikle eski tip margarinler çok daha risklidir (yeni nesilde azaltıldı ama sıfır değil).

2. Tekrar tekrar kullanılan kızartma yağı, (Restoranlarda sık görülür). Neden zararlı?Yüksek ısıda oksidasyon oluşur, kanserojen bileşikler ortaya çıkar, Serbest radikaller artar, evde de aynı yağı tekrar kullanmak benzer risk yaratır.

3. Aşırı rafine yağlar (kontrolsüz tüketimde). Örnek:Yudum, Komili, Orkide. Sorun ne?Çok yüksek işlem görür, Omega-6 oranı yüksektir, fazla tüketimde iltihap (inflamasyon) artırabilir ama bu grup tamamen zararlı değil, sadece aşırı tüketilmemeli.

Orta riskli yağlar

Mısırözü yağı veSoya yağı. Yüksek omega-6 ve dengesiz beslenmede risk artar.

Daha sağlıklı alternatifler

1. Zeytinyağı (en iyi seçenek), Özellikle natürel sızma. Antioksidan içerir, kalp dostudur; Kırlangıç, Komili bu kategoride olan yağlardır.

2. Tereyağı (doğal ama dikkatli). Doğal yağdır, fazla tüketilirse doymuş yağ yüksektir.

Net sıralama:En kötü den en iyi’ye;Margarin (trans yağ riski), Tekrar kullanılmış kızartma yağı, Aşırı rafine yağlar (fazla tüketimde), Tereyağı (ölçülü), Zeytinyağı (en sağlıklı).

Altın kural: “Yağdan değil, yağın işlenme şekli ve miktarından kork”.

Her güzelin bir kusuru olduğu gibi sağlıklı beslenmenin de bir bedeli var. Fiyat aralığı (2026):

5 litre: 1.400 – 2.100 TL; Premium / organik: 2.000 – 3.500 TL

Şehirleşme başladığında ki orta doğu buna Medine şehrinden dolayı Medeniyet der, tüketimin üretimden fazla olduğu yerler, değişik kavramları da beraberinde getirir.Her ne kadar şehir yaşamı kendine özgü şartları oluşturmuş olsa bile, kendi içerisinde rekabeti, pazarlamayı ve reklamı -re-claim, ön bilgilendirmeyi- yaşantımıza sokmuştur.Rekabet öyle bir yere gelmiştir ki, artık içerikten değil, en zararlı içecek bile sosyal konumlandırma üzerinden pazarlama yapmaktadır.İçeceğin yararı olmadığı gibi zararı da gözardı edilmekte ama içersen sosyal sınıf atlayacağın görüntüsü işlenmektedir.

Dilimizdeki deyimi hatırlatayım, “ucuz etin yahnisi yavan olur”. Bu da beslenmenin önemini vurgular.

Ülkelerin ekonomileri, halkın beslenme şekillerini belirler. Beslenme, fiyatlandırmadan önce bilgi ile yapılmalıdır. Çok değil, bundan daha35 yıl önceeksin diye Mercimeği Kanada’ya veren Türkiye,2025 yılında Kanada’dan 129 362 ton kırmızı mercimek ithal etti.!

Birbirleri ile bağlantılı ciddiye alınmayan ve sorgulanmayan bunca konu arasında biz de tutup,

Sağlıklı beslenmeden sağlam kafanın sağlam vücutta olamayacağını yineliyoruz.

Yine de Sağlıklı Günler Dileğiyle…

https://servetbasol.com

ÇOK ÖNEMLİ BİR TESPİT

Yorumlar

Bu haber için henüz yorum gönderilmedi.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000