SHGM’nin KDM-ORG ve KDM-ERP sistemlerinde yaşandığı bildirilen aksaklıklar, pilot ve kabin görevlilerinin uçuş görevlerine gitmesini, pilot adaylarının ise eğitimlerini sürdürmesini engelliyor. Sağlık sertifikalarında 15–20 güne ulaşan bekleme iddiaları, dijitalleşmenin başarısını ve kurumun hizmet sürekliliği sorumluluğunu tartışmaya açıyor. Sektör, artık açıklama değil, somut çözüm ve net bir takvim bekliyor.
İşte Oktay Erdağı'nın yazısı:
SHGM’DE DİJİTALLEŞME UÇUŞLARI DURDURUYORSA, BUNUN ADI BAŞARI DEĞİL YÖNETİM ZAFİYETİDİR!
PİLOTLAR UÇAMIYOR, ÖĞRENCİLER EĞİTİM ALAMIYOR, SHGM HÂLÂ KDM-ERP İLE UĞRAŞIYOR!
Türkiye sivil havacılığında artık görmezden gelinemeyecek, süslü dijitalleşme açıklamalarıyla örtülemeyecek ciddi bir yönetim sorunu yaşanıyor.
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) tarafından uygulamaya konulan KDM-ORG ve KDM-ERP sistemlerinde yaşandığı bildirilen aksaklıklar, artık yalnızca bir yazılım meselesi olmaktan çıkmış; uçuş operasyonlarını, havacılık personelinin çalışma hayatını ve pilot eğitimlerini etkileyen bir soruna dönüşmüştür.
Sağlık sertifikalarının düzenlenmesinde yaşanan gecikmeler nedeniyle bazı pilot ve kabin görevlilerinin yaklaşık 15–20 gündür uçuş görevlerine gidemediği, çok sayıda pilot adayının da eğitimine devam edemediği ifade ediliyor. Bir sağlık sertifikası işlemindeki aksaklık, bugün bir pilotu kokpitten, bir kabin görevlisini görevinden, bir adayı ise eğitiminden uzak tutuyorsa burada artık “küçük bir teknik sorun”dan söz edilemez.
AirportHaber’in 24 Eylül 2026 tarihli haberinde de KDM altyapısındaki güncelleme aksaklıkları nedeniyle bazı pilotların sağlık sertifikalarıyla bağlantılı lisans numarası işlemlerini tamamlayamadığı ve yaklaşık 10–12 gündür uçuş yapamadığı iddiası gündeme getirilmişti. Haberde, sorunun kaç kişiyi etkilediği ve teknik ya da idari hangi nedenle ortaya çıktığı konusunda o tarihte net bilgi bulunmadığı belirtiliyordu. Bugün dile getirilen 15–20 günlük bekleme süresi, sorunun giderilmediği ve mağduriyetin derinleştiği yönündeki kaygıları artırıyor.
DİJİTAL SİSTEM VAR, SORUMLULUK NEREDE?
Dijitalleşme; işlemleri hızlandırmak, hizmete erişimi kolaylaştırmak ve kamu süreçlerini daha izlenebilir hâle getirmek için yapılır. Başvuruların sonuçlanmadığı, çalışanların görevlerine gidemediği, adayların eğitimlerinin aksadığı bir düzen ise dijitalleşmenin başarısı olarak sunulamaz.
Üstelik sağlık sertifikası, havacılıkta sıradan bir evrak değildir. Lisanslı personelin görevini emniyetle yerine getirebilmesi için gerekli olan temel belgelerden biridir. Bu işlemlerin zamanında yürütülmesi, en az doğru yürütülmesi kadar önemlidir. Sürecin KDM-ERP üzerinden işletilmesi, SHGM’nin hizmetin kesintisiz ve erişilebilir olmasını sağlama sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Bir başvuru sistemde bekliyorsa, işlem aksadığında devreye girecek alternatif bir yol bulunmalıdır. Belirli bir güncelleme veya yetkilendirme işlemi yapılamadığında personelin uçuş görevinden, adayın eğitiminden kopmasına izin verilmemelidir. Sistemin işleyişi birkaç kişinin müdahalesine ya da tek bir teknik sürece bağlı kalıyorsa, bu da başlı başına ciddi bir kurumsal planlama sorunudur.
SHGM şu sorulara açık ve somut yanıt vermelidir: Kaç kişinin sağlık sertifikası işlemi bekliyor? Bu gecikmeler nedeniyle kaç pilot ve kabin görevlisi uçuş görevine gidemiyor? Kaç pilot adayının eğitimi aksadı? Sorun hangi aşamada yaşanıyor ve bekleyen başvurular ne zaman sonuçlandırılacak? Sistemde aksaklık yaşandığında kullanılacak yedek bir işleyiş var mı?
YILLARDIR UYARIYORUZ
SHGM’de havacılık tıbbı alanındaki uzman doktor eksikliğini yıllardır dile getiriyor, bu alandaki kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi gerektiğini söylüyoruz. Buna rağmen kalıcı ve güven veren bir çözüm ortaya konulmadığı görülüyor. Sağlık değerlendirmelerinin yetkili değerlendiriciler eliyle yürütülmesi, SHGM’nin bu süreci planlama, izleme ve sorunsuz işletme sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Bir kamu otoritesinin görevi, sistemi kurup işlemleri ekrana taşımakla bitmez. Kurum, hizmetin sonuç verip vermediğini izlemek ve aksaklıkları zamanında gidermek zorundadır. Ekranda “başvuru alındı” yazması, vatandaşın ya da havacılık çalışanının işleminin tamamlandığı anlamına gelmez. Sonuç alınamıyorsa, dijital başvuru yalnızca bekleyişin elektronik hâle gelmesidir.
Dahası, SHGM’nin yılın başında hava sağlık sisteminde aylık ortalama 5 bin muayene yapıldığını ve o tarihte onay bekleyen dosya birikmesi bulunmadığını açıkladığı AirportHaber’de aktarılmıştı. Ancak geçmişte dosya birikmemiş olması, bugün yaşandığı bildirilen aksaklıkları açıklamaya yetmez. Kamuoyunun ihtiyacı, eski başarı açıklamalarının tekrarı değil; mevcut sorunun boyutunu ve çözüm takvimini gösteren güncel bilgilerdir.
Kullanılan görseldeki 15–20 günlük takvim, uçuştan uzak kalan pilot ve kabin görevlileri, sağlık sertifikası bekleyen başvurular ve eğitim kitaplarının başında bekleyen adaylar, yaşanan mağduriyetin çarpıcı bir özeti. Görsel elbette tek başına kanıt değildir; ancak sektörden aktarılan şikâyetlerin ne anlama geldiğini açıkça anlatıyor: Sistem işlemeyince, sonuç yalnızca bilgisayar ekranında kalmıyor; insanların mesleki ve eğitim hayatına yansıyor.
SHGM AÇIKLAMA YAPMALI, MAĞDURİYETİ GİDERMELİ
SHGM, yaşanan sağlık sertifikası aksaklıklarını bütün yönleriyle açıklamalı ve bekleyen işlemlerin sonuçlandırılması için somut bir takvim ortaya koymalıdır. Uçuşa gidemeyen çalışanların ve eğitimine devam edemeyen adayların mağduriyetini gidermek için gerekli idari ve teknik adımlar gecikmeden atılmalıdır.
Havacılık emniyeti, belirsizlik içinde bırakılan çalışanların ve öğrencilerin omuzlarına yüklenemez. Dijitalleşme; uçağı yerde bırakan, personeli görevinden alıkoyan, eğitim sürecini kesintiye uğratan bir yapıya dönüşüyorsa, bunun başarı diye sunulması mümkün değildir.
SHGM’den beklenen, KDM-ERP’yi anlatmak değil; işlemleri sonuçlandırmak, mağduriyeti gidermek ve kamu hizmetini kesintisiz yürütmektir. Çünkü dijital sistemlerin başarısı, ekranda ne yazdığıyla değil, vatandaşa ve sektöre hangi hizmeti zamanında ulaştırdığıyla ölçülür.
Yorumlar