04 Mayıs 2026, Pazartesi
Serdar BAŞAĞAOĞLU
Serdar BAŞAĞAOĞLU [email protected]

Gürültü çok, gerçek nerede?

Yeni hafta.
Yeni başlıklar.
Ama eski alışkanlıklar…

Anlatmak çok.
Üretmek az.

Geçen hafta yazdım.
Uzun uzun anlattımSHGM’nin bronz madalyasını.

Epey dikkat çekti. Herkes de gördü neyin ne olduğunu.

Ama Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü yine sahnede.
Yine anlatım güçlü.

Ama gerçek?
Orada hâlâ soru işaretleri var.

3 bin TL’lik sınav

Asıl mesele burada.

800 TL’den 3 bin TL’ye çıkan sınav ücreti.

Soru basit:
Bu artış neyin karşılığı?

Eğitim mi arttı?
İçerik mi gelişti?
Kalite mi yükseldi?

Yoksa sadece rakam mı büyüdü?

Havacılık…
Kapıdan giren gençlerle büyür.

O kapıya “3 bin TL” yazarsanız…
İçeri kim girecek?

Bu sektörün en kritik yatırımı: insan.
İnsanı zorlaştırırsanız…
Geleceği zorlaştırırsınız.

SAHA 2026

Bu hafta önemli.

SAHA İstanbul kapılarını açıyor.

ASELSAN başta olmak üzere birçok şirket sahaya çıkıyor.
Gerçek teknolojiler, savunma sanayinin temel taşları.

Orada olacağım tabiki. Ancak orada olmak isteyenler için ilginç bir detay var.

5-8 Mayıs tarihleri için giriş ücreti 50 Euro ya da 1500 TL.

Aslında 50 Euro karşılığı yaklaşık 2700 TL ama Türk kartlarına torpil geçilmiş sanki.

Bana kalırsa bu da yanlış bir uygulama.

İGA – JETEX

5 Mayıs.

İGA İstanbul Havalimanıve Jetex

Genel havacılık terminali açılıyor.

Bu iş büyük.

Çünkü havacılık sadece yolcu değil.
Prestij, iş, gelir…

Bunlar detay değil.
Strateji.

Yakıt krizi: kim hazırlıklı?

Gelelim asıl riskli başlığa.

İran – ABD gerilimi.

Sonuç?
Yakıt fiyatı.

Sonuç?
Havayolu iflası.

Bu daha başlangıç olabilir.

Ne yapılmalı?

Zarar eden hatlar kapatılmalı

Doluluk düşükse uçuş yapılmamalı

Filolar gençleştirilmeli

Yakıt anlaşmaları akıllıca yapılmalı

Bölgesel iş birlikleri artırılmalı

Ve en önemlisi:

“Her yere uçalım” değil…
“Doğru yere uçalım.”

Bilmem anlatabildim mi?

Turizm: tabela var, hizmet yok

Gerçekçi olalım.

Turizmde hazır değiliz.

Şehir şehir geziyorum.
Aynı tablo:

Hizmet düşüyor.
Kalite geriliyor.

Ama fiyatlar yükseliyor.

Bu sürdürülebilir değil.

Turizm…
Sadece oda satmak değildir.

Hissettirdiğin şeydir.

Eğer müşteri mutsuzsa…
Reklam yapmana gerek yok.
Zaten gelmez.

Bir an önce bir şeyler değişmezse turizm sezonu sinek avlarız!

1 Mayıs: kapalı yollar, açık soru

İzmir’deydim.

Yollar kapalı.
Otele ulaşamıyorsun.

Soru basit:
Ne olur açık olsa?

Güvenlik tedbirleri böyle mi alınıyor?
Bu mudur?

Bir de şu makam araçları meselesi…

Yol kesiliyor.
Herkes bekliyor.

İçeride hasta var.
Ama bekliyorsun.

Neden?

“Makam aracı geçişi var.”

Kim geçiyor?

Bu ülkede herkes eşit değil mi?

Eskiden trafik ışığında duran siyasiler vardı.
Şimdi?

Siren.
Konvoy.
Bekleyen halk.

Bir de Taksim…

Ne olur insanlar çıksa?

Ne yapıyorlar?
Hak istiyorlar.

Bu kadar.

Ne olurdu açık olsaydı?

***

Bu ülkede iki şey yarışıyor:

Gerçek ve gürültü.

Gürültü bazen kazanıyor gibi görünür.

Ama…

Gerçek her zaman iner piste.

Ve o iniş…
Gecikir.
Ama şaşmaz.

Bekleyip göreceğiz.

Hepinize güzel bir hafta dilerim.

 

Serdar BAŞAĞAOĞLU

[email protected]

Gürültü çok, gerçek nerede?

Yorumlar

Bu haber için henüz yorum gönderilmedi.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000