15 Haziran 2026, Pazartesi
Ali KIDIK
Ali KIDIK [email protected]

Antalya'daki 777 Kazası: Suçlu Mu Arıyoruz, Sebep Mi?

Türk Hava Yolları'nın Boeing 777 tipi uçağının Antalya Havalimanı'nda radar anten direğine çarpmasıyla sonuçlanan olayın ardından sosyal medya mahkemeleri kararını çok hızlı verdi.

Kimilerine göre CRM hatası var suçlu pilotlardı.

Kimilerine göre suçlu Antalya Havalimanı'nın yeni apron düzeniydi.

Kimilerine göre ise kule görevini yapmamıştı.

Oysa havacılıkta kaza soruşturmaları suçlu bulmak için değil, sebep bulmak için yapılır.

İşte bu yüzden Antalya'daki olayı değerlendirirken ilk sorulması gereken soru "kim hata yaptı?" değil, "bu olay neden meydana geldi?" olmalıdır.

Olayın ardından birçok pilotla görüştüm.

Bazıları yıllardır aynı bölgede operasyon yaptıklarını ve radar anteninin bulunduğu alanın dikkat gerektiren bir nokta olduğunu söyledi.

Hatta bir kaptan pilotun şu sözleri dikkat çekiciydi:

"Üç gün önce aynı noktadan geçtim. Kendi kendime bir gün birisi bu direğe vuracak dedim."

Bu görüş küçümsenemez.

Çünkü havacılıkta sahada çalışan insanların sezgileri ve tecrübeleri bazen raporlardan önce konuşur.

Ancak aynı olayın bir de başka yüzü var.

AirportHaber'in ulaştığı AIP dokümanlarında, olayın yaşandığı bölgede kullanılan taksi şeritlerinin Boeing 777'nin kanat açıklığına uygun olduğu açıkça belirtiliyor.

Daha da önemlisi, yayımlanmış prosedürlerde çok net bir ifade yer alıyor:

"Kanat kleransından uçuş ekibi sorumludur."

İşte tam da bu noktada havacılık devreye giriyor.

Bir tarafta yıllardır o bölgede operasyon yapan pilotların emniyet endişeleri var.

Diğer tarafta ise uluslararası standartlara göre hazırlanmış ve yayımlanmış prosedürler.

Peki hangisi doğru?

Belki de her ikisi.

Çünkü bir prosedürün doğru olması, o prosedürün sahada zorlayıcı olmadığı anlamına gelmez.

Aynı şekilde bir bölgenin pilotlar tarafından riskli bulunması da o bölgenin standartlara aykırı olduğu anlamına gelmez.

Bugün Antalya'daki olayın ardından verilmesi gereken en önemli ders budur.

Havacılık siyah ve beyaz değildir.

Bir kazanın arkasında çoğu zaman tek bir hata değil, birbirini tamamlayan birçok faktör bulunur.

Kokpit.

Kule.

Meydan tasarımı.

İşaretlemeler.

Operasyonel yoğunluk.

İnsan faktörü.

Ve bazen de yıllardır fark edilmeyen küçük riskler.

Bu nedenle Antalya'daki olayı yalnızca "pilot hatası" diye açıklamak da eksiktir, yalnızca "meydan hatası" diye açıklamak da.

Gerçek cevap teknik soruşturmanın sonunda ortaya çıkacaktır.

Ancak bugün için kesin olan bir gerçek var. Eğer bu olayın ardından herkes sadece suçlu ararsa, hiçbir şey öğrenemeyiz.Ama sebebi ararsak, bir sonraki kazayı önleyebiliriz.

Havacılığı diğer sektörlerden ayıran şey de tam olarak budur.

Ve son söz...

AirportHaber YouTube kanalında bu konulara yıllardır dikkat çekiyoruz. Oktay Erdağ'nın teknik değerlendirmeleri, benim de THY yönetimine yönelik defalarca yaptığım çağrılar ortada.

Özellikle geniş gövdeli uçakların iç hat operasyonlarında kullanılmasıyla birlikte meydan planlamalarının, park pozisyonlarının, taksi güzergâhlarının ve yer operasyonlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini uzun süredir dile getiriyoruz.

Antalya'da yaşanan olay, bu tartışmaların yeniden masaya yatırılmasını zorunlu kılmıştır.

Bize düşen; riskleri görmek, yanlışları dile getirmek ve sorulması gereken soruları sormaktır.

Geri kalan şudur; yönetimin aksiyon alması.

Antalya'daki 777 Kazası: Suçlu Mu Arıyoruz, Sebep Mi?

Yorumlar

Bu haber için henüz yorum gönderilmedi.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000