01 Haziran 2026, Pazartesi
Ali KIDIK
Ali KIDIK [email protected]

Kimseyi Memnun Etmek Zorunda Değilim!

Son günlerde dikkatimi çeken bir değerlendirme var. THY yönetiminde yaşanan değişimin ardından bazı okuyucular, haberlerimizin ve yazılarımızın yön değiştirdiğini iddia ediyor.

Bu değerlendirmeyi haksız bulduğumu söylemeliyim. Çünkü gazeteciliği kişiler üzerinden değil, olaylar üzerinden yapmaya çalışıyorum.
Yıllardır havacılık sektöründe yaşanan gelişmeleri yazıyorum. Bir çalışan haksız yere işten çıkarıldığında da yazdım, bir yönetici hatalı karar aldığında da yazdım. Bir şirket personeline mobbing uygulandığı iddiasını gündeme taşıdım, aynı şekilde çalışanların yaptığı usulsüzlükleri de haberleştirdim. Çünkü gazetecinin görevi taraf seçmek değil, kamuoyunun bilmesi gereken gerçekleri ortaya koymaktır.

THY'de yaşanan hukuksuzluk iddialarını yazdım. TGS'de çalışanların yaşadığı sorunları yazdım. TSS ile ilgili şikâyetleri gündeme getirdim. AJet'in Avrupa'da aldığı cezaları haber yaptım. SHGM'deki tartışmalı uygulamaları sorguladım. DHMİ'de yaşanan gelişmeleri takip ettim. Turkish DO&CO'daki işten çıkarmaları yazdım. Gözen Security'de ortaya çıkan ciddi iddiaları kamuoyuna aktardım. Gümrüklerde yaşanan olayları da yazdım, pilotların karıştığı tartışmaları da...

Bütün bunları yaparken tek bir ölçüm oldu: Olay doğru mu? Kamu yararı var mı? Belgesi, bilgisi ve doğrulanabilir dayanağı mevcut mu?
Ne yazık ki günümüzde insanlar haberleri çoğu zaman kendi beklentileri üzerinden değerlendirmeye başladı. Eğer bir haber kendi düşüncelerini destekliyorsa gazeteci doğru iş yapmış sayılıyor. Desteklemiyorsa gazetecinin taraf değiştirdiği iddia ediliyor. Oysa gazetecinin görevi herhangi bir grubun, yöneticinin, sendikanın ya da çalışanın sözcülüğünü yapmak değildir.

Gazetecilik, alkış toplama sanatı değildir. Gazetecilik, zaman zaman hem çalışanların, hem yöneticilerin hem de kurumların hoşuna gitmeyecek gerçekleri ortaya koyabilme mesleğidir. Çünkü gerçekler her zaman herkesin hoşuna gitmez.

Bugün bir yöneticiyi eleştirirsiniz, yöneticiler size kızar. Yarın bir çalışanın yaptığı yanlışı yazarsınız, çalışanlar size tepki gösterir. Bir sendikayı eleştirirsiniz, sendika rahatsız olur. Bir kurumu sorgularsınız, kurum memnun kalmaz. Eğer herkes sizden memnunsa, büyük ihtimalle gazetecilik yapmıyorsunuzdur.

Benim kişilere karşı özel bir mücadelem olmadı, bugün de yok. Koltuklar değişir, yöneticiler gelir gider, şirketler büyür veya küçülür. Ancak adalet, liyakat, şeffaflık ve hesap verebilirlik ihtiyacı değişmez.

Bu nedenle dün neyi savunduysam bugün de onu savunuyorum: Daha adil bir havacılık sektörü, daha şeffaf kurumlar, çalışanların hakkının korunduğu, yöneticilerin hesap verebildiği ve yanlış yapanın kim olduğuna bakılmaksızın sorgulanabildiği bir sistem.

Gazetecinin tarafı kişiler değil, doğrulardır. Benim tarafım da dün olduğu gibi bugün de budur.

Kimseyi Memnun Etmek Zorunda Değilim!

Yorumlar

Bu haber için henüz yorum gönderilmedi.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000