28 Eylül 2026, Pazartesi
Erdal GÜLMEZ
Erdal GÜLMEZ [email protected]

HAVACILIK PERSONELİ SAĞLIK ŞARTLARI / RAPORLARI

Merhaba, havacılık sektörü personellerinin tamamı uçuş emniyetini etkileyen zincirin parçasıdır. Klişe olduğu üzere, zincirin gücü de en zayıf halkası kadardır.

Havacılık personelinin sağlık durumu, yürüttüğü görevi ve dolayısıyla uçuş emniyetini doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle, ilgili personel için açık, somut ve ölçülebilir sağlık şartlarının belirlenmesi, istihdam öncesinde bu şartların karşılandığının doğrulanması ve söz konusu şartların sürekliliğinin düzenli olarak kontrol edilmesi, uçuş emniyetinin sağlanması açısından gereklidir.

Yaşanan bazı uçak kazalarında ilgili personelin  fizyolojik veya psikolojik durumunun ana etken olduğu veya kazaya negatif etkisi olduğu bilinmektedir. Bu kazalarda rolü olan personel yerine fizyolojik ve psikolojik  olarak çok üst seviyede olan personeller olsaydı  bu kazaların bazıları olmayabilirdi.

Peki niçin istihdam şartı olarak  fizyolojik ve psikolojik limitler en üst seviyede değil de daha düşük tutuluyor?

İnsanların çalışma hakkı, havayollarının personel istihdamının mümkün ve sürdürülebilir şekilde gerçekleştirebilmesi ve toplumun güvenli seyahatinin sağlanması arasında makul bir denge kurulması gerekmektedir.

Örneğin, astronotlar için aranan sağlık şartları ticari pilotlar için de aranmış olsaydı, pek çok pilot adayı bu mesleği icra edemezdi. Bunun yanı sıra, havayollarının yararlanabileceği istihdam havuzu önemli ölçüde daralır ve yeterli sayıda pilotun istihdam edilmesi güçleşirdi. Benzer şekilde, gözlük kullanan kişilerin pilot olamayacağı yönünde genel bir şart getirilmesi, hâlihazırda görev yapan veya pilot olmayı hedefleyen binlerce kişiyi etkileyebilirdi.

Keşke imkan olsa da  tüm pilot ve bakım ekipleri  Apollo 13 ekibinin yetenek ve CRM seviyesinde olsa. CRM özellikle yazdım çünkü yetenekli olmanın yanı sıra  CRM açısından da üst seviyede olunması gerekiyor aksi takdirde  neredeyse süpermen gibi görülen Kaptan Van Zanten vakasında olduğu gibi kazaların yaşanması da muhtemel.

Pilotlar için geçerli olan sağlık mevzuatı ve uygulama çok detaylı ve katı bir şekilde uygulanırken diğer meslek grupları için aynı şeyi söylemek mümkün değil maalesef. Sektörün tüm çalışanlarını bir yazıda gündem yapamayacağım için  bu yazı da  sadecec uçak bakım teknisyenlerinin (Ground Engineer) mesleki sağlık durumu hakkında yazacağım.

Havacılık ile ilgili mesleki eğitim gören herkes fiilen havacılık mesleklerini yapmayabilir çift ana dal ve benzeri durumlar olabilir bu nedenle Mesleki eğitim için sağlık raporu ile lisans sahibi olacaklar için sağlık şartları ve raporları farklı kriterler ile değerlendirilmeli. MEB - SHGM - YÖK’ün  tercih zamanına bırakmadan, çok daha önce işbirliği ile gerekli mevzuat değişikliklerini yapması faydalı olacaktır.

ICAO ve  EASA’nın güncel  mevzuatı sağlık şartları konusunda birbirine yakın olup;  Human Factor - Human Performance eğitimlerini zorunlu tutmak ve bakım kuruluşunun kontrol ve takibini esas alan bir yaklaşım var. Bu gerekli fakat yeterli değil. EASA öncesinde  JAR kuralları sağlık açısından EASA’ya göre daha regülatif idi. Eski JAR 66.A.50 kapsamında; işyerinde alkol kullanımı, ilaçların etkileri, fiziksel durum, görme ve renk algısı ile mental durum gibi sağlık ve performans kriterleri öngörülmüştü. EASA Part-66 sistemine geçiş sırasında söz konusu sağlık kriterleri, EASA’nın kendi açıklamasına göre; üye devletlerin ulusal kurallarıyla çatışmayı önlemek amacıyla Part-66’dan çıkarılmıştır. Böylece bakım personelinin sağlık durumuna ilişkin bazı hususların ulusal mevzuat ve bakım kuruluşlarının personel yeterliliği/insan performansı sistemleri içerisinde ele alınmasına imkân veren bir yapı ortaya çıkmıştır.

Uçak Bakım emniyeti yaklaşımı yalnızca “teknisyenin lisansı var mı? Zorunlu eğitimleri var mı ? ”  ve benzeri sorularla  sınırlı değildir; “Bakım personeli  bu görevi, mevcut fiziksel, bilişsel, psikolojik ve operasyonel koşullar altında emniyetli biçimde yerine getirebilir mi?” sorularının cevaplarını da içermelidir.

Bakım personeli ve özellikle onaylayıcı personel (CS-Certifying Staff)  yaptıkları bakım işlemlerinin doğrudan uçuşa elverişlilik ve uçuş emniyeti üzerinde sonuç doğurması nedeniyle uçuş emniyet-kritik görev icra etmektedir.

Ulusal mevzuatta farklı kanun ve yönetmeliklerde çeşitli hükümler bulunmakla birlikte, bu alandaki en kapsamlı düzenlemelerden biri olan SHT-MED; ilgili havacılık personelinin fiziksel, mental ve ruhsal iyilik hâli ile görevini sağlık açısından yerine getirmeye uygunluğuna ilişkin hükümler içermektedir.

BEŞİNCİ BÖLÜM /  Diğer Havacılık PersoneliSağlık raporları

MADDE 12 – (1) Hava Trafik Kontrolörleri, IHA 2, IHA 3 pilotları ve 16/03/2016 tarihve 29655 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Uçuş Harekat Uzmanı Lisans Yönetmeliğinde(SHY-UHU) belirtilen Uçuş Harekat Uzmanları hariç olmak üzere bu mevzuat ve eklerindegeçmeyen diğer havacılık personelinden aksi belirtilmedikçe tam teşekküllü hastaneler,AeMC’ler ile bu Talimatın 13 üncü maddesi kapsamında yetkilendiren AME ve yetkilitabiplerden alınacak fiziksel, mental ve ruhsal iyilik halini gösterir, tanımlı görevleriniyapmalarında sağlık yönünden sakınca olmadığını bildiren sağlık raporu istenir. Bu rapor herbeş (5) yılda bir yenilenir.

(2) Uçuş mühendisleri bu Talimat ekinde yer alan 1. Sınıf sağlık sertifika gerekliliklerinetabidir.

ICAO'nun Doc 9824 – Human Factors Guidelines for Aircraft Maintenance Manual yaklaşımı ise uçak bakım hatalarının yalnızca teknik bilgi eksikliğinin sonucu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini; insan, görev, prosedür, ekipman, çalışma ortamı ve organizasyon arasındaki etkileşimin birlikte incelenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Bilimsel literatür, bakım personelinin fizyolojik ve psikolojik durumunun bakım hataları üzerinde ölçülebilir etkileri bulunduğunu göstermektedir.619 bakım emniyeti olayını inceleyen önemli bir Human Factors çalışmasında olayların çok büyük bölümünde bakım personeli eylemlerinin rol oynadığı; özellikle hafıza atlamaları ile yorgunluk, kural ihlalleri ile zaman baskısı arasında ilişkiler bulunduğu gösterilmiştir.Bakım personelinde uyku ve yorgunluğu inceleyen başka araştırmalarda çalışanların önemli bir bölümünün yorgunluk nedeniyle iş sırasında hata yaptığını bildirdiği; yetersiz uyku, plansız vardiya değişiklikleri ve yüksek iş yükünün yorgunluk kaynaklı hata riskini artırabildiği ortaya konmuştur.

Havacılık Uçuş emniyet-kritik  görevleri yapan uçak bakım onaylayıcı personel (CS-Certifying Staff)   bakımından uluslararası - ulusal seviyede  sağlık standardizasyon çalışmalarının  yapılması Uçuş emniyetini pozitif yönde etkileyecektir diye düşünüyorum. Bununla ilgili bazı taslak başlık önerilerim;

1. Eğitim yeterliliği  , Lisans yeterliliği ,Görev yeterliliği arasındaki ilişkinin sağlık açısından ( Fiziksel, mental ve ruhsal)  açık şekilde tanımlanması.

2. Farklı mevzuat katmanlarına dağılmış olan, Fiziksel, mental ve ruhsal uygunluk hükümlerinin  tek bir çatı altında olması.

3. İnsan performansı , Psikolojik ve bilişsel risklerin değerlendirilmesine ilişkin sınırlı yaklaşımın bakım personeline özgü hale getirilmesi.

4. Belli süreler sonrasında ( Askere giden personelin işe dönüşü veya geçici sağlık sorunu yaşayan personelin işe dönüşü gibi) işe dönüş sisteminin sağlık açısındanstandardize edilmesi.

Teklif edilençalışmanın hedefi yeni bir bürokratik sağlık engeli oluşturmak değil; mevcut tüm istihdamı kazanılmış hak olarak maddi açıdan koruyarak, uçak bakım kaynaklı insan performansı risklerini daha erken tespit eden, çalışanı koruyan ve uçuş emniyetini güçlendiren ölçülebilir ve bilimsel bir güvence sistemigeliştirmek olmalıdır. Uçak bakım personeli için yapılacak olan bu çalışmanın sonuçlarına göre faydalı olacağı değerlendirilirse diğer havacılık meslek grupları için de benzer çalışmalar yapılabilir.  

Saygılarımla
Erdal Gülmez

HAVACILIK PERSONELİ SAĞLIK ŞARTLARI / RAPORLARI

Yorumlar

Bu haber için henüz yorum gönderilmedi.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000